Asansör Bize De Bozuk Mu? | Doğan Cüceloğlu

Asansör Bize De Bozuk Mu?

Yıl 1996. Amerika’dan döneli iki hafta olmuş. Laleli’de bir iş hanına girdim. Beşinci kattaki yayınevine gitmek istiyorum. Binaya girince hemen karşıda çaycı var ve onun yanında da eski model bir asansör. Asansörün üstüne “asansör bozuk” yazılı bir kâğıt asmışlar. Beş kat çıkmak durumundayım ve bir an durakladım. O esnada yirmili yaşlarda bir genç esnaf binaya girdi, “asansör bozuk” yazılı kağıdı gördü ve çaycıya, “Asansör bize de bozuk mu?” diye sordu. Çaycı gayet ciddi bir tavırla, “Bozuk abi, valla bozuk,” dedi.

Durdum. Düşündüm. Kendime, “Doğan Türkiye’ye hoş geldin,” dedim. “Öyle bir ülkedesin ki, üstünde “bozuk” yazılı asansör bazıları için bozuk olmayabilir.

Amerika’da birlikte çalıştığım üniversite öğretim üyesi arkadaşlarımla şimdi burada birlikte olsaydık, diye düşündüm ve onlar bu konuşmayı merak edip sorsalardı, “Bu genç adam çaycı ile ne konuştu,” diye ve ben de onlara açıklasaydım, sanırım önce anlayamazlar, “Ne demek istiyor?” diye sorarlar, anlamakta biraz zorlanırlardı, ama sonunda anlarlardı. Ama yedi yaşındaki bir Türk çocuğu “Asansör bize de bozuk mu?” sözünün niçin söylendiğini hemen anlardı ve ona hiç tuhaf gelmezdi.

“Sen yabancı değilsin, bu mal sana göre değil, öğleden sonra tazesi gelecek.”

“Bizim Ramazan’ın oğlu trafik polisi olmuş, trafikte bir işin olursa söyle o halleder.”

Mahkemede tanıdık, bildik bir hâkim olmasını isteriz. Devlet dairelerine işimiz düştüğü zaman tanıdık, bildik birini ararız. Neden? Çünkü tanıdık bildik olunca “bozuk” olan asansör bizim için çalışabilir.

Ve bunu doğal bir durum kabul ederek, nesilden nesile aktaran bir toplumuz.

Doğan Cüceloğlu (23 Mart 2014)

Doğan Cüceloğlu Resmi Web Sitesi © 2005-2016
YASAL UYARI: Bu site 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan her türlü içerik, ilgili sayfamıza link vermek koşulu ile yayınlanabilir. Aksi durumlarda yasal hakkımız saklıdır.