Mahallemin Köpeği | Doğan Cüceloğlu

Mahallemin Köpeği

Akatlar’da Zeytinoğlu Caddesi –Yaren Sokak köşesinde kırtasiyeciden çıktım. Saat sabahın on buçuğu; Haziranın son günleri, hava oldukça sıcak. Yaren sokak üstünde aşağıya doğru yürürken sağımdan güçlü bir hapşırma sesi geldi. Bir bina görevlisi binanın giriş katını hortumla yıkıyor. Bir kez daha, bu sefer daha güçlü hapşırdı. Kapıcı ile aşinalığımız var, ama ahbaplığımız yok. Çok yaşa, dedim. Hortumu sol eline aldı, boş kalan sağ eliyle selam verir gibi bir hareket yaptı, “Hep birlikte, Allah razı olun,” dedi.

On metre ilerde kaldırımın üstüne, gölge bir yerde yönü bana ters yatan mahallenin yaşlı köpeği hapşırma sesini duymuş, kulakları dikmiş, bekleyiş haline geçmişti. Benim sesimi duyunca uluyarak ayağa kalktı ve beni yürür halde görünce üzerime doğru gelmeye başladı. Yaşlı olduğu için ayağa kalkması, yürümesi yavaştı, ama sesi gür olduğu için, herkesin dikkatini çekiyor, o havladığı zaman herkes dönüp ona bakıyordu.

Bir yandan havlayarak bana doğru yürüyor, diğer yandan yan gözle apartmanın girişini temizleyen adamı izliyordu. Sanki havlamasına devam etmek için ondan onay istiyordu: “Bu adam buranın yabancısı değil mi? Havlayayım değil mi?” tavrı içinde biraz ihtiyatlı bir havlaması vardı.

Gülmeye başladım. Bu köpek beni bir türlü mahalleli olarak kabul edemedi. Oysa diğer köpeklerle aram gayet iyidir. Gülmem onu daha da sinirlendirdi; hızını arttırdı ve üzerime doğru gelmeye devam etti. Dönüp arkamda kalan adama baktım; o durumun farkında mıydı?

Kapıcı, “Hışt,” dedi. Köpek sustu, ona baktı. Kapıcı, eliyle dudaklarını kapatan bir işaret yaptı ve “cık cık cık,” dedi.

Köpek hemen sesini kesti; bana olan ilgisini tamamıyla kaybetti, döndü kalktığı gölge yere gitti ve kıvrılıp uzandı. Yalnız uzanmadan önce bir ses çıkardı; bu sesi ben, “Hay Allah, iştahım kursağımda kaldı; keşke biraz havlayabilseydim,” olarak yorumladım.

Mahalle deyip geçmemek gerek, diye düşündüm. Yalnız insanlarıyla değil, kediler, köpekler belki de kuşlar ve sincaplarıyla bir mahalle vardı.

Bir sitenin içinde, gökdelen bloklarından birinde, 21. katta oturduğumu hayal ettim. Yaşadığım bu zenginlik hayatımda var olmayacaktı.

Ve böyle bir zenginliğin hiç farkında olmadan gittikçe sayıları çoğalan milyonlarca çocuğumuz için hüzünlendim.

Doğan Cüceloğlu (08.07.2014)

Doğan Cüceloğlu Resmi Web Sitesi © 2005-2016
YASAL UYARI: Bu site 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan her türlü içerik, ilgili sayfamıza link vermek koşulu ile yayınlanabilir. Aksi durumlarda yasal hakkımız saklıdır.