Çalışan annelerle ilgili sorumuza sizlerden gelen yanıtları yayınlıyoruz.
Soru: Çalışan kadın, anne olunca nelerin farkında olmalı ve yapmalı?
Cevap: çalışan anneyim diyerek çocuğun üzerine aşırı düşmemeli dengeyi ayarlamalıyız. Evde olmadığımız zamanın telafisi için akşamların zaman açısından iyi ayarlanması gerekir. Çocuğun tek ihtiyacı ne yapmasını söyleyen bir anne değil. Çocuğun ne yaptığıyla ilgilenen bir annedir. Para kazanmanın verdiği güvenle çocuğa sağlanan maddi olanaklar yetiyor sanılmasın, çocuk saçını okşayan göz teması kuran bir anneyi aldığı kurslara yeğler. Evde olmadığımız zaman bir çok şeyi kaçırıyoruz. En azından hafta sonları çocuklarla paylaşımlar için ayrılmalı. Farkında olmalıyız ki bizi özlüyorlar ve hiçbir şey anne ilgisinin yerini tutamaz.
Cevap: Çalışan annelerin yükü bence diğer annelere göre daha fazla. Hem iş yaşantısını hem de aile yaşantısını bir arada götürmek kolay değil, buna bir de annelik eklenince sorumluluk bir kat daha fazla oluyor. Çocuğunun ihtiyaçlarını iyi belirleyebilmeli. Çocuğu kendinden uzaklaştırabilecek durumları tespit edip bunlara mahal vermemeli. Çocuğuyla devamlı ilgilenmeli sohbetler yapmalı. Çalışan annelerin çocukları bir süre sonra kendilerine bir kişilik bir dünya kuruyorlar kimseye ihtiyaç duymadan yaşıyorlar sorunlarıyla birlikte tabii. Bu nedenle anne çocuğunun kendi kabuğu içerisine çekilmesine izin vermemeli.
Cevap: Çalışan kadının anne olunca sorumluluğu daha çok arttığından bir ikilem arasında kalıyor. Burada daha önemli bir konu var ki o da çocuğun gelişimine tanıklık edebilmek. Bir annenin çocuğunun gelişiminde yanında olamaması çocukta ciddi boyutta eksikliğe neden olabiliyor. Çalışan bir anne işten geldiğinde çocuğunun isteklerini yorgunluğu sebebiyle yeterince karşılayamayabilir. Anneye düşen görev işinden çok çocuğuyla ilgilenmektir bence. Her ikisini dengeleyebilirse ne mutlu anne ve çocuğa. Ama sanırım bu pek mümkün olamıyor. Çocuğun ilk anne deyişinde ilk yürümeye başladığı anda ve daha bir çok konuda anne işi nedeniyle çocuğunun yanında olamayabiliyor.bu da hem anne hem de çocuk açısından kötü bir durum. Annenin yapacağı belli bir süre geçene kadar çocuğuna yeteri ilgiyi göstermek ve onu tanımaya ve çocuğunda anneyi tanımasına fırsat vermektir. Çocuğuyla yeterince ilgilenemeyeceğini aralarında iletişim kopukluğu yaşanacağının farkında olmalıdır, bu yüzden tercihlerini her zaman çocuğundan yana kullanmakta fayda var diye düşünüyorum.
Cevap: İşi ve çocuğuna ayıracağı zaman konusunda denge kurmalı. Biri diğerinin önüne geçmemeli. İşini aksatmaması gerekir. Bu yüzden çocuk sahibi olmadan önce çok iyi düşünüp eşinin desteğini alması gerekir. Bir çocuğu dünyaya getirmek, tüm gelişimine destek olmak, O'nun mutlu olmasına çalışmak, özgür ve ne istediğini ve bilen birey olmasını sağlamak çok zor. Bu yüzden çok iyi düşünmek gerekir, Çalışan kadının bunun bilincinde olması gerekir. Ülkemizin sağlıklı, mutlu, topluma yararlı bireylere ihtiyacı var. Kadınlarımıza her konuda olduğu bu konuda da büyük görev düşüyor.
Cevap: anne olmanın sorumluluklarını öğrenmeli ve sahip çıkmalı sevgisini her an bebeğe hissettirmeli...
Cevap: anneliğin başlı başına bir meslek olduğunun farkına varmalı.çocuğu ile kaliteli vakit geçirmeli.
Cevap: Anne olmanın yanı sıra bir birey olduğunu unutmamalı. Sağlıklı bir ebeveyn olabilmesi için kendine zaman ayırmalı.
Cevap: Çalışan kadın, anne olunca öncelikle evde bir anne olduğunun bilincine sahip olmalı ve asla rol çatışmasına fırsat tanımamalıdır.
Cevap: anne değilim. Ama olduğum zaman çocuğumla az ama kaliteli saatler geçirmem gerektiğinin farkına varmalıyım.
Cevap: Çalışan kadın anne olunca önemli işler listesinde birinci sıraya çocuğunu koymalı ve duygu, düşünce, beden ihtiyaçlarını en güzel şekilde karşılamaya çalışmalıdır.
Cevap: çalışan kadın istese de istemese de zamanını kıymetini anlayıp ona göre davranmaya başlıyor. Ama ne yazık ki evdeki işleri ve sosyal aktiviteleri bazen çocuklara harcanması gereken zamandan daha kıymetli olabiliyor ve onlara öncelik tanıyabiliyor. Varsın işler bitmesin, varsın ütü bulaşık kalsın ilgi bekleyen senin dünyaya getirdiğin bir canlı var onunla ilgilen sağlıklı iletişim kur. Onu yaşadığın ortamda söz sahibi olarak gör ve ondan yardım al bence bunların farkına varmalı öncelik sırası mutlaka onların olmalı.
Cevap: Çocuk sahibi olmak sorumluluk almak demek. Çalışan anneler çocuklarına daha çok vakit ayırabilmeli. Çocuk ihtiyacı olan tüm sevgiyi alabilmeli. Benim kendimde gördüğüm büyük bir eksiklik dinleme özelliğini çocuğun kazanabilmesi için onunla iletişim halinde olunarak bu özelliğinin kazanması sağlanmalı. Zannedersem bu özelliği o yaşlarda kazanıp çok büyük bir problemi ortadan kaldırmış olacak. Ancak günün yorgunluğu arasında iş dönüşü çocukla ilgilenmek büyük bir çaba ve de sabır gerektirir.
Cevap: ben de çalışıyorum ama anne değilim ama eğer bir çocuğum olsaydı önce sorumluluklarım olduğunu unutmaz ve hayatımı tek ve bencil yasamazdım çünkü çoğu anneler görüyorum o kadar egoist yaşıyorlar ki.
Cevap: Anne olmak bir kadın için hayatının en güzel deneyimi. Ancak, çocukta yaparım kariyerde laflarına pek itibar etmemek gerekiyor. Neden mi? Toplumun kadına yüklediği rol tanımları gereği. Kadın çalışsa da çalışmasa da çok fazla değişen bir şey olduğuna inanmıyorum. Çalışan kadın; iş yükünün kat kat artmasının, babanın sadece çocuğun oluşumunda paylaşımcı eğitiminde ve bakımında ise umursamaz olduğunun, duyarsızlığının, çalışan ve yorulanın sadece kocasının olduğunun,kadının yorulmasının bir lüks olduğunun, işverenin yada idarecinin çocuk olunca senden ümidi kesmiş gibi davranmasının, farkında olmalı. Bu liste uzatılabilir. Çünkü farkında olunacak konular sadece bunlarla sınırlı değil. Peki kadın ne yapmalı? Umudunu gelecek nesillere bağlamalı.
Cevap: Elimizde her an kırılabilecek hassas bir değer bulunduğunun farkına varmak ve onu anlamlı taşımak.
Cevap: anne olunca sadece anne değil aynı zamanda çalışan bir kadın olduğunu unutmamalı.
Cevap: Çalışan kadın öncelikle yaşamının artık eskisi gibi olmayacağını bilmelidir. Bir çocuk başlı başına yeni bir yaşam demektir. Anne çocuğuna gereken zamanı ayırmalıdır. İlgisiz ve sevgisiz büyüyen bir çocuk bu eksiği kapatmak için farklı seçenekler yaratacaktır. Farklı şeylere sığınacaktır. Anne çocuğu doğduktan sonra artık gizli bir ajan olup çocuğunu her zaman takip etmeyi ve iyi bir psikolog olup onu her zaman anlamaya çalışmayı göze almış demektir.
Cevap: Çalışan annelerin çoğu kendisini suçlu hissediyor. Çocuğuna yeterince zaman ayıramadığını düşünüp bunu yapamadığı için önce kendini suçluyor, sonra da çocuğuna gerekenden fazla taviz vererek bu açığını kendince kapatmaya çalışıyor. Ben çocuğumu ilk elime aldığımda aynı durumdaydım. O her benden ayrıldığında ağlarken ben de çok üzülür ve bu suçluluğu duyardım. Bugün ise böyle düşünmüyorum.Benim de hayatım var ve isteklerim var. Bu isteklerimle ben; hem çalışan, toplumda bir kimliği olan bir bireyim , hem de bir anneyim de. Kızıma ben mutluysam, bu mutluluğumu aşılayabilirim. Bu bilinçle ona birebir zaman ayırıyorum. Onu duyarak, sorunlarına çözümler bularak, onun iyi şekilde yetişmesi için gerekenleri kendimce yapıyorum. Tamamen mükemmel olamayacağımı biliyorum. Yaptıklarımı sevgiyi esas alarak yapmaya çalışıyorum. Yeri geldiğinde kurallarının olması gerektiğini de biliyorum. Eğer her dakika onunla oynarsam derslerinden kalacağını biliyor. Önce oyun değil ders yapıyor, sonra beraber oyun oynuyoruz.
Cevap: zamanını iyi planlamalı. yaşam önceliklerini çocuk sahibi olmaya karar verirken gözden geçirmeli.
Cevap: Anne olmak çok güzel bir duygu. Çoğu kadın anne olmak ister. Çocuğunu sevmek, onu koklamak ister. Çalışan kadın anne olursa sorumluluğunun biraz daha artacağını bilmeli ve bebeğin doğumuyla daha çok yorulacağının farkına varmalı. Çünkü evde üçüncü ortak var ama size muhtaç, kucağınızın sıcaklığına ve sevginize ihtiyacı var. Öncelikle tesadüfen doğan bir bebek değil istediğimiz için dünyaya getirdiğimiz bir bebek olmalı veya tesadüfen bile olsa o bizim canımız olmalı. Hangi yaşta olursak olalım eşimizden, arkadaşlarımızdan nasıl ilgi bekliyorsak dünyaya getirdiğimiz bebeğimiz de bizden şefkat ve sevgi bekler. Zamanımızın çoğunu çocuğumuza ayırmamız lazım. Eğer mümkünse çocuğumuzu belli bir yaşa gelinceye dek çalışmaya ara vermeliyiz. Çocuğun her an annesini yanında hissetmesi gerekir. Bana göre annelik bebeği doğurup ebeveynlerin kucağına atıp mesleğinizde kariyer yapmak değildir. Kariyer bekleyebilir ama bebeğiniz sizden her an ilgi bekler. Karnını sizin doyurmanızı, altını sizin temizlemenizi ve sizin ona ninni söylemenizi ister. Çocuğunuza yaptığınız gönüllü yorgunluk yatırımı mutlaka karşılığını bulacaktır.
Cevap: bence kadın daha evlilik kararı vermeden anne olmaya kendini hazırlamalı ve hazır olmadığını biliyor ve hissediyorsa kendini eğitmeli ve sorumluluğun yükünü tartabilmeli. ben 5 başlık altında farkındalık içinde olması gerekir diyorum. -olumlu yaklaşım, -açıklık, -bağlılık, -sosyal çevre, -sorumlulukları paylaşmak. Bu başlıklarda geçen konularda nelerin farkında olduğunu ve olmadığını bilmek zorunda.
Cevap: çocuğun ona ne kadar ihtiyacı olduğunun farkına varıp kısa bir süre işine ara vermeli bir pedagoga danışarak çocuğun hangi aya kadar annesine daha çok ihtiyacı olduğunu öğrenip işe dönme zamanını kestirmeli (tabi imkanı olursa)
Cevap: bebeğinin ruhsal ihtiyaçlarını karşılayabilecek yegane kişinin kendisi olduğunu idrak edip tüm koşulları buna endeksli olarak zorlamalı.
Cevap: öncelikle sorumluluklarının daha fazla olduğunun bilincinde olmalıdır. Sadece işi ile var olmayı değil; aynı zamanda ailesiyle bir bütün olduğu gerçeğinin farkında olmalıdır. İşleri için ailesi adına yapmış olduğu fedakarlıklar eşi ne kadar çok etkilemese de çocukların yetişmesi üzerinde önemli etkiye sahiptir. Özellikle okul öncesi dönemde, sizinde üzerine durduğunuz gibi eğitime ve dünyayı tanıma döneminde gerekirse işten fedakarlık yapması gerekmektedir. Eşi ile belirli bir düzen oluşturmalı ve her ikisinin de kendilerine ilişkilerine destek vermesini sağlamalıdır.
Cevap: benim 7 aylık bir kızım var ve ona gereken ilgi ve sevgiyi daha fazla nasıl verebilirim derdindeyim, çalışıyorum ve suçluluk hissetmeden iyi bir anne olmaya gayret ediyorum.
Cevap: her zaman ona muhtaç olan bir yavrusunun olduğunun farkında olmalı ne olumsuzluk yaşarsa yaşasın güçlü olmalı çocuğunun ondan ayrı kaldığı sure boyunca onu özlediğinin farkında olmalı onunla güzel zaman geçirmeli
Cevap: çalışan kadın anne olunca çocuğunun sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda olduğu izlenimini eşine vermemeli. O çocuk ikisinin ve çocuk için gerekli fedakarlıklar birlikte yapılmalı. Çocuğa ayrılması gereken zamanın niceliğinden çok niteliğinin önemli olduğu unutulmamalı. Koşullar uygun ise bu işi severek yürütecek bir yardımcı bulunmalı. Uygun değil ise aile büyüklerinden çocuk yetiştirmeye en yakın olan ve bu konuda istekli olan biri seçilmeli. Kadın çocuğuyla gerçekten nitelikli bir beraberlik geçirmeli ve mutlaka babanın da bu beraberliği geçirmesi sağlanmalı. Yeniden vurgulamak isterim çocuklar sadece kadınların değil erkekler de artık bunun bilincine varmalı. Ve bu soru sadece kadınlara sorulmamalı yani çalışan erkek baba olunca nelerin farkında olmalı ve ne yapmalı diye sorulabilmeli. Erkeklerde bu ne biçim soru demeden cevap verebilmeli.
Cevap: çalışan kadın anne olunca öncelikle 4-5 yaslara kadar kendisi büyütüp büyütemeyeceğini sorgulamalı. İlk seçeneği kendisi büyütmek olmalı evladını. Çocuğun ilk kazanımları onunla olmalı hayata dair. Bir fert yetiştirmenin sorumluluğunu duymalı her zaman. Özel yaşantısından, kariyerinden, isteklerinden bir müddet fedakarlık etmeyi bilmeli.. Kendi eksiklikleri varsa onları tamamlamalı. Çocuğuyla büyüyor bazen kadın, farkında olmadığı o kadar çok şey oluyor ki büyütürken çocuğunu, onun için eksiklikleri varsa tamamlamalı.. Fedakarlığın en çok kendisine düştüğünün bilincinde olmalı. Sabırlı olmayı, dayanıklı olması gerektiğini bastan kabullenmeli. En büyük sanat çocuk yetiştirmek. Bunu hiç unutmamalı.. Çok büyük emek istiyor çocuk.. Hem de karşılıksız emek... Ama dünyanın en güzel duygusu anne olmak her şeye rağmen, ve her turlu fedakarlığa değiyor..
Cevap: bence çalışan kadın anne olunca bazı konularda biraz daha hassas olmalı çünkü onu gerçekten zor günler bekliyordur ama en önemlisi çok sabırlı olmalı bence çocuğuna yeteri kadar zaman ayırabimeli çünkü öyle olmadığı zaman gerçekten çocukta bazı psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor
Cevap: Evde ve çocukla birlikte geçecek saatler sınırlı olduğundan doğru değerlendirebilmek için program yapılmalı ya da nasıl daha kaliteli vakit geçirilebileceği konusuna biraz daha özen göstermeli. Aslında çalışsak da çalışmasak da aile ilişkilerinde, yaşamda, mutluluğu çoğaltabilmek için biraz daha harekete ihtiyacımız var galiba. Her ne kadar çocuklar kadar büyük bir coşkuya sahip değilsek de onları mutlu etmeye çalışırken zaten biz de mutlu oluyoruz. Bu arada özellikle şunu söylemek istiyorum; "çalışıyorum- yoruluyorum" diyen kadınlar genellikle bunu bahane olarak kullanıyorlar. Tabii ki günün en az 9 saatinde dışarıda bir şeylerle meşgul olmak yoruyor insanı. Fakat ev hanımlarının yorulmadığını da kimse iddia etmesin lütfen. Üstelik biz şanslıyız ki işe gitmek zorunda olduğumuz için belli bir programa ayak uydurmak durumunda kalıyoruz ve bu da benim bildiğim pek çok kadın için büyük avantaj aslında. En azından erken kalkıp günü değerlendirme şansına sahibiz.
Cevap: çocuğunun ve eşinin. Onun gelişimini kaçırmamalı ki bu her şeyden önemlidir
Cevap: kesinlikle anne olduğunun. Annelik anlatmayla yapılamaz yaşanmalı yaşandıkça değer kazanan kazanılan değeri yıkmadan sevgiyle sabırla özveriyle ve kesinlikle kararlılıkla doyasıya yaşamalı
Cevap: çocuklarının farkında olmalı bence onlara zaman ayırması gerekir
Cevap: Anne olmak evde çalışan ve/veya dışarıda çalışan kadın için yaşamı algılama ve yaşamın inşası açısından eşsiz bir ayrıcalık. Benim anne olduktan sonra yaşadığım en büyük keşfim her çocuğun bir kaşif olduğu gerçeğiydi. Hem de erişkin filozofların bile olamadığı ölçüde objektif ve tarafsız olabilme şansına sahip olarak. Ancak objektif kalabilme durumu hayatla ilgili yargılarını oluşturmadan önceki süreç için geçerli. Bir süre sonra çocukta da olayları karşılaştırma ve yargıya varma durumu söz konusu oluyor. Ve bu yargılar ilerideki düşüncelerinde çok belirleyici oluyor. Benim oğlum mayısta 2 yaşını dolduracak, adı deniz yeni yeni konuşmaya başladı. Onu büyüyüp serpilirken gözlemlemenin bana yaşattığı sabırsızlığı ve heyecanı kelimelerle anlatmak beklide mümkün değil. Ben dışarıda çalışan bir anne olarak oğlumun gelişim sürecinde en aktif nasıl yer alabilirim kaygısını taşıyorum. Çalışma hayatının yorgunluğu ve stresi ayrıca oğlumla beraber geçirdiğim zamanın sınırlılığı beni ilişkimiz konusunda daha yaratıcı olmaya zorluyor. Şimdilik ben onun karşısında öğrenci konumundayım. Onu tanımaya algılama yöntemlerini ve hassasiyetlerini öğrenmeye çalışıyorum. Henüz öğretme aşamasında aktif rol almaya geçemedim. Bunu daha çok anneannesi yapıyor. Ben ona ayırdığım zaman dilimlerinde daha çok ona sorular sormayı deniyorum. Bazen beraberce oyun oynadığımızda oluyor. Ama o en çok dışarıda gezme faaliyetini seviyor. Gezmeyi tüm eğlence faaliyetlerinin en önünde tutuyor. Benim ve babasının gündüzleri evde olmayışımıza alıştı bundan rahatsızlık duymuyor ancak her akşam evde olmamız şartını da bize verdiği tepkilerle ortaya koyuyor. Henüz hassasiyetlerimin tümünü belirleyebilmiş değilim bu hassasiyetleri sanırım birlikteliğimiz içinde deniz bana kendisi söyleyecek ve ben de imkan dahilinde olanları ona sunacağım. Sanırım en önemli nokta onun düşüncelerini asla göz ardı etmeden birbirimizi ikna ederek olması gerekenleri hayata geçirmek. Anne olmakta baba olmak kadar öğrenilen bir şey bence.
Cevap: öncelikle çocuğu ile çalıştığı zamanlar içinde birlikte olamayacağının, dışarıda olmasından dolayı eve geldiğinde de yapması gereken ev işleri olduğundan çocuğuyla yeterince ilgilenemeyeceğinin ve çocuğunun da ister istemez anne hasreti duyarak büyümek zorunda kalacağının farkında olması gerekir. Ben çalışan bir anneyim ve sürekli çocuğumu özlüyorum. Çalışmasam ona istediği bir yaşam biçimini sunamayacağımdan ve eksiklikler içinde büyüyeceğinden korkuyorum. Çocuğum hiç tanımadığım 60 yaşındaki bir kadınla (bakıcısı) annesi yerine onunla vakit geçirmek zorunda kalıyor. Beni özlüyor arıyor. İşten geldiğimde gözlerinin içi parlıyor ve bana sarılıyor. 2 yaşında olmasına rağmen olgun bir insan olmaya çalışıyor. Ben sabahları evden çıkarken beni uğurlamak zorunda kalıyor, sanki benim çalışmak zorunda olduğumu fark ediyormuş gibi. Çalışan kadının (özellikle gerçekten anne olan ve annelik duygusunu gerçekten yaşayan kadınlar için diyorum) hayatı çok daha zor, güçlü olmak zorunda. Çalışan kadın anne olunca öncelikle bir çocuğu olduğunun ve onun ihtiyaçları olacağının farkında olması gerekir. Artık eskisi gibi kendisi için zaman ayıramayacağını çalışma saatleri dışında çocuğuyla ilgilenmek zorunda kalacağının farkında olması gerekir. Yapması gerekenler: Pek çok kez çıkmaza girdiği anlar olacaktır, depresyona da girecektir. Eşinin kendisine yardımcı olmasını istemeli, her şeyle kendisi baş etmeye çalışmamalı. Mümkünse aile yakınlarından yardım almalı; tabi ki bu bireyler evde huzursuzluk yaratacak kişiler olmamalı, sadece ve sadece çocuğa bakıp anneye yardımcı olma amacını taşımalılar. Sonra çok planlı ve programlı olmalılar. Eğer bir bakıcı düşünüyorlarsa kesinlikle kontrolsüz bir şekilde çocuklarını emanet etmemeliler. Gün içinde ve eve geldiklerinde çocuklarının bakımıyla ilgili bilgi alsınlar. Gerekirse çocuğunda meydana gelen değişimleri iyi gözlemlesinler. Her zaman sakin olamaya ve çocuklarına sevecenlikle yaklaşmaya çalışsınlar, çocuklarının annesinin çalışmak zorunda kaldığını anlamalarını beklemesinler. Çünkü ne olursa olsun çocuk annesini yanında ister ve anlatılan sebepler onu hiçbir şekilde tatmin etmez. Çocuklarını sevsinler ve bunu çocuklarına hissettirsinler, çocuklarıyla daha fazla ilgilenerek çalışırken görüşemedikleri zamanın acısını çıkartmaya çalışsınlar. Ayrıca biraz daha büyüdükleri zaman anneleri çalışsa dahi tel. ya da başka iletişim araçlarıyla kendilerine ulaşabilecekleri ortam yaratsınlar.
Cevap: erkeklerin işinin ne kadar zor olduğunun farkında olmalı ve annelik görevlerini çalıştığından ötürü unutmamalı, çocuklarına ilgisini ve sevgisini eksik etmemeli
Cevap: Anne olarak dünyanın en güzel varlığına sahip olduğunun farkında olmalı. Çocuğumuzla geçirilen her dakikanın kıymetinin farkında olmalı. Hatta onun içimizde oluşmaya başladığı andan itibaren ne kadar özel olduğunun farkında olmalı. Anne olmak çok özel bir duygu.Yaşanılan hiçbir anın tekrarı yok bu sebeple çocuğumuzla geçirdiğimiz her dakika çok kıymetli bunun bilincinde olmalıyız. Allah en güzel ve en kutsal görevi bizlere vermiş. Bunun için çok teşekkür ederim.
Cevap: ben çalışan kadının anne olunca nelerin farkında olması gerektiğini bilemediğim için kızım 4.5 yaşına gelmesine rağmen, hala çalışamayan bir anneyim! Bu durumun kendime olan saygıma, evliliğimdeki dengeye nasıl olumsuz bir etki ettiğini söylememe bile gerek yok. Her günüm hala her an her şeyi değiştirebileceğim ümidi ile başlıyor ve her akşamım da günlük islerin hakkından ancak geldiğim için derin bir ümitsizlikle sona eriyor. Bu durumda çocuğumun kişilik olarak değişikliklere daha yavaş uyum sağlayan (farklı bakıcılar ve bakılma ortamları bunun başında geliyor) bir yapıda olmasının da etkisi var. Eğer anne olmadan önce çocukların da kişiliklerinin ve doğuştan gelen özelliklerinin bu denli kuvvetli olduğunu bilseydim, ona ilk aylar kendi başıma bakmaz, mutlaka ek bir bakıcıya doğduğu günden itibaren alışmasını sağlardım. (Hoş bu bakici denen insanlar SIK SIK değiştiği için nasıl bir randıman alırdım bilmiyorum). Onun rızasını almadan birinin eline ağlaya ağlaya teslim etmek benim kendi vicdanıma anlatamadığım bir durum, birçok örneğini çevremde yaşasam da. (Maddi zorunluluğu olanları bir kenara koyuyorum) Uzun lafın kısası, bizler (35 yaşındayım) ayni yaşıtımız erkekler gibi çalışmak, üretmek, her zaman eşit şartlara sahip olmak üzere programlansak da, çocuk sahibi olduktan sonra evdeki hesabin, hiç de çarsıya uymadığını ve çalışan kadının her zaman duygusal anlamda iki- üç kat fazla yük aldığını tecrübe ediyoruz. Şehirli, eğitimli, meslek sahibi, hala evinin dışında çalışamayan, üretemeyen ancak çocuğunu da dünyalara değişmeyen bir anne.
Cevap: Çalışan kadın anne olunca öncelikle sorumluluklarının arttığının farkına varıp, ona her açıdan (manevi değer çok yüksek) muhtaç olan bir bireyin mevcut olduğunu düşünmelidir. Çünkü bilmelidir ki bu varlığa karşı eksik bırakacağı ilgi, sevgi ve özveriyi hiçbir güç dolduramaz.
Cevap: Çalışan kadın anne olunca; hayattaki en değerli varlığın sorumluluğunu üstlendiğinin farkında olmalı. O şirin bebişe, doğumdan sonra, bakım için bütün zamanını ayırmalı. Hatta maddi durumu uygunsa ilk 6-8 ay kendisi bakmalıdır. İlk zamanlarda zorlu, yorucu bakım işinin bir süre sonra hafifleyeceğini düşünüp her zaman GÜÇLÜ olmalı, bebeğiyle geçirdiği zamanı verimli ve kaliteli geçirmeli. Çocuğuma nasıl daha yararlı olabilirim sorusunu kendine her gün sormalı, günde 20 dakikasını kendini geliştirmeye harcamalıdır. Çalışan anne sosyal olanaklarını çocuğunun gelişimi için kullanmalı, hafta içinde fazla zaman ayıramadığı çocuklarıyla hafta sonu doyurucu ilişkiler kurmaya çaba göstermeli. Anneler kendilerini çok iyi eğitmelidir ki çocukları kendilerine, ailelerine ve topluma yararlı bireyler olsunlar. Unutmayalım; eğitim ailede başlar. Çocuğumuzun ilk öğretmeni annelerdir.
Cevap: çalışan kadın öncellikle anneliğin daha ağır bastığı bir hayat sürmeli çünkü yeni bir hayat onun şekillendirmesi ile varolacağından işini olabildiği kadar yaparak çocuğa daha çok değer vermeli
Cevap: çocuğun bakımı yani işe gittiğinde çocuğuna bakabilecek birini bulmak çalışan anne için en büyük zevk. Kafasının işyerinde rahat olması yani çocuğunun bakıcısı çok önemli.
Cevap: yaşamının daha bir güç kazandığının farkında olup, ailesi ve iş hayatını birbirinde ayırmalıdır.
Cevap: Anne olmak her kadının doğal hakkıdır. Ancak; çalışan bir anne olmanın zorlukları da göz ardı edilemez. Çalışan annelerin iş hayatını ön planda tutmaları çocuk açısından onarılmaz bir hatayı beraberinde getirecektir. Kapıdan çıktığı anda evi evde, mesai bittiğinde işini çalıştığı yerde bırakabiliyorsa anneliğin hakkını vermiş olacaktır. Aksi halde evine gelir gelmez yorgunluğunu dile getirmek, mutfağa, çamaşıra, ütüye vs dalarak çocuğunu ihmal etmek onun küçücük dünyasını altüst eder. Anne unutmamalıdır ki; çocuk onun gelişi üzerine ne hayaller ne özlemler kurar. Çocuk ilgi ister, sevgi ister. Annesiyle oynamak, sevildiğini hissetmek ister. İşte bu yüzdendir, öncelik çocuklara tanınmalı. Bırakın işler kalsın, nasıl olsa yapılır. Ödevini birlikte mi yapmak istiyor, birlikte parka mı gitmek istiyor, kucağında oturmak, film seyretmek, şarkı söylemek her ne istiyorsa bir saatimizi ona ayırmakla hiçbir şey kaybetmeyiz. Ona sevildiğini mutlaka hissettirmeli, evde yapılacak işleri onunla paylaşarak bizim de ona ihtiyacımız olduğunu, basit görevler vererek sorumluluk üstlenmesini sağlamalıyız. İşinden yorgun gelen annenin; "git başımdan, çok yorgunum, şimdi sırası değil..." şeklinde gösterdiği tavırların derin izler bıraktığını unutmamak gerekir.
Cevap: çalışan kadın anne olunca farkına varacağı bir çok şeyler vardır. artık çok daha fazla sorumluluğu vardır. bir insanı sağlıklı ve mutlu bir şekilde nasıl büyütebilirim onun planını yapmalıdır. hatta bunları anne olmaya karar verdiği anda düşünmeli düşüncesini eşiyle paylaşıp ortak bir yol izlemelidir. Ayrıca anne ve babanın mutlu bir hayatı olmalı ki sağlıklı bir çocuk yetiştirebilsin. çalışan anneler çocuklarına yeterli zaman ayırmalı ayırdığı bu zaman da kaliteli olmalıdır. hep olmalıdır diyoruz ama acaba bunların ne kadarı oluyor.ben kendimden örnek verecek olursam çalışan bir anneyim. kızımı 2002 yılının haziran ayında dünyaya getirdim. şu anda beş yaşında; onu mutlu etmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. kızıma anneannesi bakıyor şu ana kadar büyük olumsuzluklar yaşamadık ama bazen oluyor tabi çünkü benim ile annemin çocuk yetiştirmeyle ilgili düşüncelerimiz farklı. ama böyle bir durumda uygun bir dille anemi uyarıyorum kendisi bu konuda anlayışlı olduğu için söylediklerimi dikkate alıyor ve uyguluyor. kızımın bu konuda şanslı olduğunu düşünüyorum. bunların yanı sıra kızımla ilgili keşkelerim de epey var. keşke kızımı doğurduktan beş ay sonra işe başlamasaydım. keşke anne olmaya karar verdiğimde sizin kitaplarınızı okusaydım, keşke eşimde sizin kitaplarınızı okusa sadece sizin değil en azından kitap okuma isteği olsa. çok zor bir hayatın içinde kızımı mutlu edebileceğim ve onun gelişme ortamını sağlayacak ne varsa öğrenip uygulamaya çalışıyorum.
Cevap: Çalışan bir annenin amacı , çocuğu ile verimli vakit geçirmek olmalı, kısa olabilir ancak dolu dolu olmalı..
Cevap: belki onunla olacağı zaman süreli olabilir ama bu vakti elinden geldiğince hem kendisi hem de onun için kaliteli bir hale getirmesi gerektiğinin farkında olmalı.
Cevap: annelik her şeyden önce büyük bir sorumluluk demektir. insanlar ya ekonomik yetersizlikten dolayı çalışırlar ya da ekonomik bağımsızlıklarını kaybetmemek için çalışırlar. her iki koşulda da çalışan insan bir anne ise ve çocuğu 0-6 yaş dönemi içerisinde ise taşıdığı yük küçümsenemez. çocuklar yaş ve gelişim düzeylerine paralel olarak değişen düzeyde ilgi isterler, genelde çocuğun en sevdiği insan annesidir ve ilgi beklediği bu dönemde annenin çocuğunun yanında olmayışı çocuğu yıpratır ve çocukta olumsuz kayıplara neden olabilir. ama çalışan anneler; aman çocuğumuz elden gitmesin diye paniğe kapılmasınlar. önemli olan çocuklarımızla çok zaman geçirmek değil,onlarla geçirdiğimiz bu zamanları kaliteli hale getirebilmektir. bakıcı seçimindeki özelliklerde doğru kararlar alabilirsek doğru sonuçlar doğurabiliriz. çünkü gerçekten 7 çok geç!
Cevap: çocuğa verdiği kendi sevgisinin her şeyden önemli olduğunu bilmeli ve çocuğunu hem bilinçli hem de sevgiyle büyütmeli sadece ihtiyaçlarını karşılamakla eğitimli bir anne olduğunu düşünmemeli
Cevap: bazı sorumluluklarının olduğunun farkına varabilmeli ve çocuklarına mümkün olduğunca işlerini aksatmadan zaman ayırmalı. bir süre bebeğin bakımı için işten izin alabilir; sonuçta onun ilgiye ve bakıma ihtiyacı var.
Cevap: çocuğunu kendisine olan özlemini,çocuğun annesiyle vakit geçirmek için can attığını ve bunu engelleyen her şeyden annesini kıskandığını bilmelidir. Bu engelleri de aşmaya çalışırken çocuğu kendi iç dünyasından ayrı düşünmemeli sizin de kitaplarınızda bahsettiğiniz gibi çocuğun göz seviyesine inmeli onunla birebir etkileşim içinde olmalı
Cevap: 23 yıldır çalışan bir anneyim ve 19 yaşında bir kızım var. Çalışmanın, üretmenin zevkine vararak aynı zamanda da çocuk sahibi olmanın güzelliklerini ve zorluklarını yaşayarak bu süreci elimden geldiğince geliştirmeye çalıştım. Şöyle örneklersem belki daha iyi aydınlatmış olurum. Kurum değiştirerek öğretmenliğe geçtiğimde tayinim evimden 125 km uzaklıkta olan ve günde 4 gidiş 4 de dönüş olmak üzere toplam 8 araç değiştirip, 6 saat yolculuk yapmak zorunda kaldığım bir ilçeye yapılmıştı. O dönem kızım 6 yaşında idi ve ne yazık ki eşimin de işi gereği sık sık il dışına çıkması gerekiyordu, bu durumda ben haftada 3 gün günde 6 saat yolculuk yaparak ve maaşımın da yarısını yol parası olarak harcayarak tam 4 yıl o ilçede öğretmenlik yaptım ve eve döndüğümde de bir evde yapılması gereken zorunlu ihtiyaçlar (yemek,bulaşık vb) neler ise yerine getirdim, en önemlisi de kızımla nitelikli zaman yaratarak ilgilendim. Hem anne olarak hem de öğretmen olarak çocukları, gençleri ve insanları daha iyi anlama adına sürekli insan psikolojisi ve davranışları ağırlıklı olmak üzere geliştiren kitaplar, insan analizlerinin iyi yapıldığı romanlar, denemeler ve makaleler okudum. Okudukça ufkum açıldı, halen eksiklerim çok olmakla birlikte insanları iyi dinler oldum ve gördüm ki bir insanı doğru anlamanın altın kuralı karşındakini "MIŞ GİBİ" değil de adam dinlemektir. Böyle davranarak öncelikle kızımla çok iyi diyalog geliştirdim, birbirimize sonsuz güvenimiz vardır ve birbirimizi yargılamadan kabullenmeyi biliriz ve de çok iyi arkadaşız. Eşimle zaman zaman iniş çıkışlar yaşamakla birlikte (kimlik çatışmaları, liderlik kavgaları vb) son yıllarda yerine oturan ve didişmeye son vererek sevginin ağır bastığı bir ilişki içersine girdik. 47 yaşındayım geriye dönüp baktığımda belki evimi çok temizleyememişim, türlü türlü pasta börek üretememişim ama çok şükür sağlığımızı ihmal etmeden yememizi, içmemizi sağlayıp evde kalan saatlerimi daha nitelikli geçirerek ve geçirterek ailemizde hep birlikte sevgi unsurunu ön plana çıkartmayı başarabildik. Bu konuda Türk kadınına çok fazla sorumluluk düşüyor ama inanın yaşadıklarımdan yola çıkarak söylüyorum geldiğim noktaya baktığımda hiç pişmanlık duymuyorum iyi ki böyle davranmışım diyorum, iyi ki 6 saatlik yoldan gelip kızımla, eşimle beraber olmuşum, iyi ki temizliğe çok zaman ayırarak kızımla konuşmayı, paylaşmayı ertelememişim, iyi ki kitap okumaya özellikle zaman ayırmışım, kısacası ZAMANIMI iyi değerlendirmişim, ÖNCELİKLERİMİ iyi saptamışım. Şimdilerde ektiğim ve emek verdiğim tohumların hasadını alıyorum. Sağlığım elverdiği sürece üretmeye, yaşam sevincimi kaybetmemeye çalışacağım, insan olmanın güzelliklerini yaşayacağım.
Cevap: zamanını daha iyi değerlendirmeli eşi işi ve bebeğiyle nitelikli birliktelik konusunda bilinçli davranmalı
Cevap: Çalışan bir anne çocukla geçirilecek vaktinin uzunluğundan çok niteliğinin önemli olduğunun farkında olmalı. Çocuklar annelerini çok özlüyorlar. Anneler işten geldikten sonra zamanı verimli kullanarak çocuğa özel olarak ilgi göstermelidir.
Cevap: çalışan kadın eşine ve eşinin anne ve babasına karşı daha da muhtaç bir durumda kalacak eğer kendi yakını yoksa. Yakını yok kabul edersek çocuk büyürken çalışan kadın tekrar işine dönecek ve çocuğa eşinin anne ve babası bakacak. Bu durumda çocuk dünyaya geldikten sonra çocuğu sadece çalışan kadına mal etmek olmaz çünkü bir de babası bulunmaktadır. Babanın durumu malum olduğuna göre yani anne ve babasına itaate dayalı yaşamaya devam ederse değişen bir şey olmaz çalışan kadının hayatında. Çocuğuna annelik bile yaptırmayacaklarına hiç şüphem yok. Durum çok vahim. Kocanın o iş yerinden ayrılmasına ikna edilmesi ve bulunduğu evden taşınmaları gerekmektedir. Aksi halde müdahaleyle bu evlilik fazlasıyla hüsranla ilerler.
Cevap: Çalışan anneler çocuğuna az vakit ayırıyor olabilir. Fakat ayırdığı vakit kaliteli zaman olmalıdır. Çocuğa her gün düzenli olarak bir saat ayrılsa ve onun ihtiyacı olan sevgi, ilgi verildiğinde sağlıklı çocuklar yetişmeye başlar bence. Tabi annenin çocuk eğitiminde de büyük önemi mevcuttur. İstatistiklere göre ev hanımı ve emekli annelerin çocukları okul eğitiminde daha başarılı oluyorlar. Bu da çalışmayan annelerin daha iyi rehberlik yaptıklarını göstermektedir. Tabi burada annenin eğitim seviyesi de büyük bir etkendir taşımaktadır.
Cevap: çalışan kadın bence öncelikle zamanla yarışacak ki herkese yetişebilsin hele birde anneyse eğer, ki ben öyleyim, bazen sosyal yaşantımdan bazen de uykumdan fedakarlık yapıyorum kızımı ve eşimi üzmemek adına. Onlar da takdir ettiği sürece daha da mutlu etmek istiyorum onları. çalışan kadın önce zamanın kısıtlılığının farkına varıp ona göre hareket etmesi ve para kazanıyorum yoruluyorum deyip sevgiyi saygıyı unutmaması eğer bunları aklından çıkarmayan bilinçli bir bayan ya da anneyse her şeyin üstesinden gelir korkacak bir şey olmaz hayatında çalışan bayanların hayatları zaten daha düzenli disiplinli bence.
Cevap: Sorumluluk bilinci gelişmeli bu bilinci çocuğuna iletme çabasında olmalı diye düşünüyorum.
Cevap: ilk önce kendinin farkında olmalı. kendini unutmamalı. iş, çocuklar, eş arasında mekik dokurken kedinin de farkında olmalı ve asla unutmamalı ki çalışan bir bayan olduğu için en az eşi de onun kadar ev işlerinde yardımcı olmalı karı koca işten döndüğünde tüm evin işini yüklenip eşinin koltukta maç izlemesine izin vermemeli diğer bir konuda işine dalıp ailesini asla unutmamalı kariyer yapayım derken ailesinin çocuğunun ona ihtiyaç duyabileceğini unutmamalı
Cevap: çalışan kadın en önemli varlığın çocuğu olması gerektiğini çocuğuna mutlaka zaman ayırması gerektiğini ve zeka gelişi için 0_7 yaşın ne kadar önemli olduğunu unutmamalı asla
Cevap: 1.kendinden başka çocuklarıyla da ilgilenmeli, 2.çocuklarına zaman ayırmalı 3.çocuğuna vakit ayırmalıdır
Cevap: çalışkan ve zeki bir kadın anne olunca sorumluluklarının arttığına ve eskiye nazaran düşüncelerinin daha bir olgunlaşması gerekir, zira artık o bir anne ve hayata dair verdiği bir kararda mutlaka çocuğunu geleceğini düşünerek karar vermelidir diye düşünüyorum.
Cevap: beraber geçireceğimiz zamanın etkin ve kaliteli olması için çaba harcanmalı. özellikle anne bunu yapmalı. Sonucunda hem eksiklik duygusu hem de gerçekten çocukla ilgili bilgi, iletişim, duygu eksikliğine bağlı olarak kopukluk yaşanabilir. Ben, ne yaparsam yapayım, ne kadar ilgili, bilinçli, iletişimli, olumlu olursam olayım bir şeylerin hep eksik kalacağının bilincinde olmaya çalışıyorum. Ama bu eksiklik kabul edilebilir %5 mi olacak yoksa %20-30 vs mi, sorunum burada. Eksikliklerimin oğlumun yaşamını derinden etkileyecek, izler bırakacak konular olmamasına çalışıyorum. onun özgüveni en önemli kriterim. Büyük resmi kaybetmeden, yaşamı anlamasına yardımcı olmaya çalışıyorum. Belki ev anneleri de bunu istiyor ama benim zamanım kısıtlı. Akşam 19-22 saatleri arasında ve hafta sonunda spor, gezi, ödev dışındaki zamanlarda hedefime ulaşmaya çalışmam gerekiyor. Ama, ev annelerinin bakış açılarını da duymak- öğrenmek isterim. Konu derin ve acılı.
Cevap: Gerçi henüz çocuk sahibi değilim ama bu konu üstünde sıklıkla düşünüyorum. Çocuğunun öncelikle onun sevgisi, ilgisi ve şefkatine ihtiyacı olduğunun farkına varmalı. Ve kesinlikle zamanı çok daha iyi kullanmayı öğrenmeli.
Cevap: 39 yaşında, yaşları 15ve 9 olan 2 erkek çocuk annesi, evli ve çalışan bir bayanım. Kendi yaşadıklarım ve çevremdeki gözlemlerime dayanarak, biz annelerin her şeyden önce çocuklarımıza tıpkı, toprağa atılan tohuma çiftçinin gösterdiği özenle yaklaşmamız gerekiyor. Çiftçi tohumu atıp da nasıl olsa yağmur yağar, ya da birileri toprağı işler diye bekler mi hiç? Bizim ülkemizde insana, çalışan kadına, anneye verilen değer malum. Erkek egemen toplum olduğumuz için kadının yükü katlanarak artıyor, o nedenle burada babaların da annelerce yetiştirildiğini (hem kendi annesi hem de eşi) unutmayarak primer görevimizin ANNELİK olduğunu böyle davranan annelerin daha kaliteli ürünler aldığını düşünüyorum.
Cevap: anne olmayı istediğine göre çocuğunun en önemli günlerini onunla geçirmeyi göze almış demektir. Sadece çocuğuna düşkün olması da ayrı bir sakınca arz eder eşine de aynı ilgiyi göstermesini bilmeli.
Cevap: bence mesleğini ikinci plana atmalı çocuğuyla ilgilenmeli
Cevap: Hem çalışıp, hem annelik zor olduğu kadar, istenerek yaşandığı için önemli olsa gerek. İş yerindeki stres, sorunları eve taşımamak, şevkle ve güzel bir enerjiyle dolmak, bunun içinde gerekli olgunluk ve bilince sahip olmak gerekir. Çocuğa daima ilgili, sevecen, şefkatli yaklaşmalı. Onu dinlemeli, zaman ayırmalı, asla ihmal etmemeli ve iyi bir eğitim vermelidir. İnsani değerlerle ilgili şeffaf olmalı ki, iyi bir model olsun. Tabii, kendine de zaman ayırmalı ve bu dengeyi iyi kurabilmelidir. Sağlıklı, anlamlı, coşkulu bir yaşam için; kendini geliştirmeye devam etmeli, eğitmeli, ailece bunu yaşamlarına yansıtmalılar. Anne olduktan sonra nelerin kendini beklediğini, nelerin değişeceğini bilmeli ve anneliğe bilinçli hazırlanmalıdır. En önemlisi de isteyerek, sorumlulukların bilgisinde anne olmalıdır.
Cevap: her şeyden önce anne olduğunun farkında olmalı! Sorumluluk sahibi ve savaşçı yanına daha çok iş düşeceğini unutmamalı, çünkü anne olmak öyle akla hayale gelmeyen sorumlulukları bile içinde barındıran sonsuz bir güce sahip olabilmekle mümkün! Henüz 22 yaşında olmama rağmen asla bu kadar sorumluluğa göğüs geremeyeceğimin bilincindeyim! Anne olmak demek kendinin önüne birini koymak kendini bir arkaya atmak demektir!
Cevap: sağlıklı birey yetiştirmek için bir yaşına kadar çalışmamalı. Bebeğin güven sağlaması için
Cevap: çocuğuna ayıracağı zamanı en kaliteli şekilde geçirebilmek için çaba göstermeli çünkü zamanı kısıtlı. Ben çalışan bir anne olarak bunu yapmaya çalışıyorum ama yorgun ve yoğun bir gün geçirdiysem bunu başaramıyorum.
Cevap: çalışan bir anneyim ben de bunun zorluklarını her zaman yaşadım sonunda işimden bile oldum ikinci çocuğumu doğurduktan sonra doğum izninde bir ay sonra işten çıkarıldım hiçbir haklı sebep olmaksızın, şimdi kendi işimi kurdum. Tabi ki çok zor gün içinde onların yanında olamamak başlı başına ne kadar da inkar etsek vicdan azabı ve hep bir tedirginlik oğlum bakıcısıyla evde kızım kreşe gidiyor ama çalışmadan da olmaz. Onların geleceği için bütün bu gayretler, koşturmacalar. Evden çıkmadan önce oğlum için gerekli olan bütün öğün yiyeceklerini hazırlıyorum, evin ortamını ona göre ayarladım bakıcının dikkat etmesi gereken tek şey ona çok dikkat etmek tabi ki. Eve gitmeden önce kızımı alıyorum sonra beraber eve geçiyoruz tabi ondan sonrası tam bir koşturmaca, kızımın günlük temizliği üst baş bu arada oğlanla ilgilenmem gerekiyor çünkü bütün gün görmüyor beni ve eşimi ve kızım da ilgi istiyor. O da odasında onunla beraber bir faaliyet yapmamızı istiyor, derken yemek yeniyor. Bebeğin yemeği, alt temizliği ve yatma vakti geliyor biraz oynadıktan sonra tabi ki gündüz görmediğimiz için akşam yoğun ilgi gösteriyoruz ister istemez çünkü çok özlüyoruz çalışırken hakikaten anne olmak çok zor bu fiziksel yorgunluk değil tabi ki onun üstesinden gelmek kolay manen bir şeylerin eksik kaldığını düşünmek yıkıyor insanı bazen bırak işi otur çocuklarında ilgilen doyasıya diyorum ama sonra bunun hatalı bir karar olduğunu düşünüp aynen hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum ya aslında sağlık olsun da bunların üstesinden gelmek kolay iş her şeyi sevgi hallediyor zaten. Dışarıda işe yaramak eve maddi olarak katkı sağlamak ta çok önemli.
Cevap: çalışan kadının ev kadınlarına göre işlerinin daha çok zor olduğunu biliyoruz. Anne olunca özgürlüğünün biraz daha kısıtlandığının ve sorumluluğunun bir hayli arttığının farkında olmalı ve çocuğunu yetiştirirken mümkün olduğu kadar işten önce tutmalı çünkü yetiştireceği çocuğun vatanı için ne kadar faydalı olur ne şekilde kendine ve etrafındakilere yararlı olur. yetiştirmek çok önemli
Cevap: çocuğuna eğer bir dadı bakıyorsa çocuğun güvenli ellerde mi diye düşünmeli ve doğru kişiyi seçmeli çocuğuna sahip sevgisini hissettirmelidir.
Cevap: çocuğunu iş hayatına girince ihmal etmemeli ona her zaman vakit ayırabılmelı gününü programlı yasamalı yoksa iş.ev işi derken çocuklar unutuluyor anne olduğunu hiç bır zaman unutmamalı
Cevap: bir annenin sorumluluğu cenin anne karnına değil anne aklına düşünce başlar. ben çalışmasaydım da aynı ilgi ve titizlikle çocuğumla ilgilenirdim. doğru yetiştirilmiş ve öz değerleri doğru inşa edilmiş bir çocuğun evrensel katkılarının yadsınamayacak ölçüde değerli olabileceğine inanan bir anneyim. şuna çok inanıyorum. cennet annelerin ayakları altındadır diyenlere hemen cevap olarak evet cehennem de annelerin ayakları altındadır. çocukları eğitirken onlara bu dünyayı zehir edebilirsiniz, ya da tam tersi olabilir. lütfen karşınızdaki bebek bile olsa cenin bile olsa onun potansiyelini önemseyin gibilerden zihin dansımız başlıyor. bazen birbirimizin ayağına basıyoruz, bazen de inanılmaz raksediyoruz ve kendimize kabullendirebildiğimiz fenomenlerimizi hemen uygulamaya geçirme çabasıyla yola devam ediyoruz. ve inanıyorum ki tüm çocuklar bizim annelik güdümüze muhtaç ulaşabildiğim her anneye mutlaka bir şeyleri kanıtlayarak yön vermeye çabalıyorum benim için çalışan anne olmanın en büyük avantajı daha çok anneyle karşılaşa bilme imkanımın olma olasılığı, küçük kıyaslarla büyük ihtimaller yarata bilme olasılığımın olmasıdır.
Cevap: özveri, fedakarlık, sabır ve düzen
Cevap: İş ortamındaki rekabetten uzak, dünyaya gelen yeni bir bireyi hayata hazırlamaya başladığının farkına varmalıdır.
Cevap: İşinden ayrı sorumluluklarının olduğunu unutmamalıdır, duygularını kontrol etmeli ve dengede tutabilmelidir. Yorgunluğunun ve işinin çevresindekilerle ilişkisini zayıflatmasını engellemelidir.
Cevap: Anne ve baba niçin çalışır? sorusunun bende ki cevabıyla başlamak istiyorum söze ebeveynlerimizden duyduğumuz şudur; seni okutmak büyük adam yapmak için çalışıyoruz, sana güzel bir gelecek vermek için. kesinlikle bu tek neden değil ama ana babanın içindeki baskın bir duygu bence. Ancak burada önemle düşünmemiz gereken bir nokta var, ülkemizde ne yazık ki bebeklerin temel gereksinimlerini çoğunlukla anne karşılıyor ve anne işe başladığında görülüyor ki ilerde çocuk kendine güvensiz, öz yeterliliğini bilmeyen bir birey oluyor bunun nedeni çocukların temel gereksinimlerinin karşılanamaması. kadının böyle bir durumda bence öncelikle eşiyle bebek hakkında konuşmalı onun da desteğini almalı yani çocuğun gereksinimlerini babanın da karşılaması gerekir. böylelikle çocuğun sorun yaşama olasılığı azalır, gereksinimleri bir ölçüde karşılanmış olur. Ayrıca bence önemli bir nokta daha annenin yeni doğan bebeğin ne istediğini bilmesi gerekir; bebek doğduğunda cicili bicili kıyafetler, süslü eşyalar istemez sadece yemek, temizlik, sevgi gibi bakım ihtiyaçlarının iyi şekilde karşılanmasını ister. ben çalışıyorum çocuğuma bakamıyorum diye telaşa düşen bir anne bu temel gereksinimleri düşünemeyip öz bir şekilde söyleyeyim elbiselere önem verirse yanılır. Annenin çocuğun önceliklerini bilmesi, ileride nasıl kendine güvenen bir birey olacağını düşünmesi gerekir bu işini aksatıyorsa ki plan yapılırsa aksatmaz ama aksatıyorsa da aksatsın hiçbir iş kendine güvenen bir birey yetiştirmekten daha önemli değildir diye düşünüyorum.
Cevap: bence çalışan bir bayan anne olunca çocuğuna iyi vakit ayırabildiğini onunla ilgilenebildiğini düşünüyorsa işine devam etmeli fakat çocuğun sorunlarıyla ilgilenemiyor sadece ev iş arasında mekik dokuyorsa işini bırakmalıdır. çalışmaya mecbursa durum başka boyutlara girecektir.
Cevap: çocuğunun ve işinin sorumluluğunu alabilecek ise anne olmalı |