Evlilikte başarı konusunda fikirlerinizi soran sorumuza sizlerden gelen yanıtları paylaşıyoruz.
Soru: Bir erkek okurum sormuş: “Evlilikte başarılı olmam için nelerin farkında olmalı, neler yapmalıyım?” Bu okuruma evliliğinde başarılı olması için neler önerirsiniz?
Cevap: Erkek okurunuzun evlilikte başarılı olabilmesi için; -Öncelikle büyümesi ve sorumluluk sahibi bir yetişkin olması gerekir. -Eş seçimine çok dikkat etmelidir. -Evlendiği zaman eşini annesiyle ya da başka kadınlarla kesinlikle kıyaslamaması gerekir. -Annesi için eşini, eşi için annesini üzmemeli, iki tarafı doğru idare etmeli, sınırlarını iyi koymalı, birbirlerinin yanında onları küçük düşüren sözler söylememelidir. -Annesinin (olası) söylediği şikâyet sözlerini eşine söylememesi gerekir. -Aynı şekilde eşinin annesi için (olası) söylediği kötü sözler olursa bunu da annesine söylememesi gerekir.. -Çocuklarının sorumluluğunu o da üzerine almalı, eşine bütün sorumluluğu yüklememelidir. -Eşinin çocuklarının annesi olduğu kadar bir kadın olduğunu da sevip sayılmaya, değer görülmeye hakkı olduğu unutmamalıdır. -Eşinin duygu ve düşüncelerine önem vermeli, saygı duymalı arada televizyonu – bilgisayarı her neye ilgisi çoksa kapatıp eşini ve çocuklarını empatik dinlemelidir. -Evin dışındaki iş sorunlarını eve taşımamalı, kızgınlığını çocuklarından ve eşinden çıkarmamalıdır. -Evin ekonomisinden eşini ve çocuklarını haberdar etmelidir. -Eşini kendi kalıplarına sokmaya çalışmamalı, onu beş var oluş boyutuyla kabul etmelidir. -Kendinin ve eşinin beş sevgi dilini ve öncelik sırasını en kısa zamanda öğrenmeli ona göre davranmalıdır. Maddeler daha uzar gider.
Cevap: her konuda konuşabilmek.aynı şeylere gülmek aynı şeylerden zevk almaya çalışmak, yargılamak yerine anlayabilmek.onun gözüyle bakabilmek her şeye.
Cevap: bu beyefendi böyle bir soru sorabildiğine göre, yapması gereken şeyin temelini atmış zaten.. Evlilikte kendi sorumluluğunu alıyor, mutlu olabilmek için ona da bir şeyler düştüğünün farkında. Kendi kendiyle bir ilişki içinde, kendini yargılamaya müsait ve iç görüsü var diye düşünüyorum.bunları söylerken neleri yapması gerektiğini düşündüğümü de söylemiş oldum.. Ama bu değerler bizim toplumuzda daha çok erkeklerin aklına yerleşmesi gereken şeyler olsa da aynı şeyler kadınlar için de geçerli yani evlenecek insanlar için geçerli.. Çünkü erkek tüm bunları yapsa da, bu kez roller değişiyor ve genelde erkeklerin uyguladığı despotizmi kadınlar üstleniyor.. Kendilerine yapılırken ne kadar şikayet etseler de. İnsan, kendini eğitmeye ve bilinçlenmeye müsait değilse, gözü kendine kör oluyor. Bencilleşiyor ve asla hatasını görmüyor. Suçluyor. Bana göre bir insan kendine bile objektif olabilmeyi başarırsa, o bakış, onun ve çevresinin her hatasını eğitir ve hayat, sürekli öğrenilen bir yer olur o kişi için. Bunu başarabilirsek, kalan tüm altın kuralları, yaşayarak kendiliğinden öğreniriz.
Cevap: Eşine önce olduğun gibi görünmeli ve BİZ bilinci ile yaklaşmalı, farklılıkları doğal karşılamalı, sohbet içinde olmalı, gelişimini desteklemeli, koşulsuz sevmelisin diye düşünüyorum.
Cevap: Üzülerek söylemeliyim ki; evlilikler, hizmet alabilmenin mutluluğunu yaşayabilmek için kuruluyor gibidir. Beklenti içersinde kalarak, bazı kazanım ve ihtiyaçlarımızın giderilebilmesi için evliliği düşünüyoruz gibidir. Duyarlılığı ile; aile bireylerinin kişisel başarısı için kendi mutluluğunu unutmuş, istek ve beklentilerini erteleme becerisi kazanabilmiş, bu uğurda istikrar sergileyen bir aile bireyine, sanırım hepimizin ihtiyacı var. Evlilikleri; hizmet alabilmek adına değil de, hizmet verebileceğimiz iki manevi değere; “EŞ ve ÇOCUKLARIMIZA” ulaşabilecek olmanın verdiği özlem duygularıyla kurabilmeli. Aile bireylerinin huzuru ve ümidi adına “varoluş” gerçeklenmeli, bir baba da eşi ve çocukları için kendini unutmalı!
Cevap: bence evlilikte bilhassa hanımına çocuğuna karsı yumuşak güler yüzlü sevinç ve umut dolu bir sıcakkanlılıkla yaklaşım göstermeli. Tabi ki evlilikte birtakım tartışmalar olur ama bunu kısa sürede atlatmak kolaydır. eğer her iki tarafta birbirine karsı nezaketle bilinçli ve anlayışlı davranırsa mutluluk kaçınılmazdır. hayatta bir takım değişiklikler de yapabilirsiniz. örneğin gündelik hayatta yaptığınız aynı şeyleri bir kenara atıp örneğin pikniğe gitmek geziye çıkmak maça gitmek gibi birtakım değişiklikler yapabiliriz.
Cevap: değiştirmeye çalışmayın, olduğu gibi sevin, değişmeyin, olduğunuz gibi sevmesini bekleyin...
Cevap: her şey niyette başlar. o yüzden ilk önce niyetinin farkında olacaksın (niyetinin saflığı). 2.si ilişkinin, mış gibi bir sevgi üzerine kurulu olup olmadığının da farkında olman gerek. bunları daha önceki cüceloğlu makalelerinden (sitedeki) okuyabilirsin. gerçek sevgi ile mış gibi sevgi arasındaki farkı.. ayrıca bunlar öneri değildir.. olmazsa olmazlardır :).
Cevap: (her anlamda) kadının da bir insan olduğunu fark edebilmektir önemli olan.
Cevap: Ben evli değilim ama bence evlilikte en önemli şey eşlerin birbirini tanımaları, tamamlamaları ve aylayışlı olmalarıdır. Her şey işbölümüne dayalı olarak yapılmalı, eşlerin birbirine rakip olan çift değil, ortak pencereden yaşama merhaba diyen bir çift olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Eksik yanları ortaya çıkarmak yerine karşılıklı törpülemek gerektiğine inanıyorum. Eğer bu gözle bakabilirsek bence evlilikte başarı, mutluluk,duygu ve düşünce ortaklığı kendiliğinden oluşur. Şu bilinmelidir ki öncelikle iki ayrı insan bir amaç için bir araya geldi, bir şeyleri paylaşmak için. Farkında olunması gereken en önemli şey ise bu iki insanın farklı olması ve farklılıkları en aza indirgemeyi başaranların gerçekten mutlu olduğu.
Cevap: Eşler birbirlerinin özel alanlarına karşı saygılı ve toleranslı olmalı.
Cevap: Uzun süreli mutlu, huzurlu bir evlilik için en önemli nokta saygıdır. karşılıklı hakların bilinmesi ve o çerçevede ilişkinin sürdürülmesidir. saygı ve hakların bilinmesi konuları tüm ilişkiler için aynıdır.bunlara riayet edilirse bence sağlıklı bir ilişki yakalanır.günümüzdeki boşanma sebeplerine bakılınca bence bu daha net görülecektir.önceleri deli gibi sevdiğiniz birini, zamanla daha az sevebilirsiniz bu anlaşılabilir ama saygınızı kaybederseniz artık bu ilişki çekilmez olur.
Cevap: evlilikte başarı ha! inşallah! işte birkaç ipucu: *dinlemeyi bilin, *anlamayı bilin, *bir kadının dünyasında dinlenilmenin, anlaşılmanın, paylaşımın önemini bilin, * ona başarılarında destek verin ve başarısızlıklarında onun yanında olun, *duyarlı olun, * kadın sadece bulaşık, çamaşır yıkayan, yemek pişiren insan değildir artık bunu kavrayın, * siz ne kadar özgürseniz o da o kadar özgür olmalıdır. * "evlilik özgürlüktür" o özgürlüğü düşünce ve davranış boyutuna taşıyın. * yenilikçi, yerine göre çocuk ruhlu, yerine göre ağırbaşlı olun; ne bir robot kadar ruhsuz ne de kendini bilmez, lakayt bir adam olun. *verdiğinizden fazlasını alma gibi bir lükse düşmeyin, *yalan söylemeyin, *hem duygusal hem de mantıklı olmalısınız *evlilik iki kişilik bir imtihandır, hep yeni şeyler öğrenmek ve keşfetmek zorundasınız; bırakın da imtihanı geçerken o da size yardımcı olsun, hiçbir şeyi tek başınıza sırtlamak mecburiyetiniz yok; ne kadar paylaşım o kadar huzur, ne kadar saygı o kadar sevgi, *eşiniz olacak insan hiçbir zaman sıradan bir insan olmamalıdır, kendinizi ve onu bu sıradanlıktan kurtarmak için her zaman çaba göstermelisiniz.
Cevap: Peygamberimiz Hz.Muhammed’in çok güzel bir tavsiyesi var. Evleneceğiniz insanda şu özellikler olsun: 1-Zenginliği 2-Fiziki özellikleri 3-Soyu 4-Dinin güzelliği. siz dini güzel olanı tercih edin diğerlerini de tamamlar...buyurmuşlardır
Cevap: karşısındakinin de insan olduğunu unutmasın ve eşini iyi tanısın paylaşmayı da bilmeli.
Cevap: Bir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasındaki ince farkı öğrenebilirseniz işte o zaman bir ağaç misali köklenip budaklanmaya hazırsınız demektir.
Cevap: eğer şöyle şöyle yaparsan başarılı olursun gibi bir ilişki biçimi ne kadar doğru olur bilemem ancak ben iki insanın ilişkileri içinde kendi olabilmeleri koşulu ile yol alıyorsa bunu başarırlarsa mutlu olacaklarına inanıyorum. o nedenle bu okurumuza bakış açısını değiştirmesini öneriyorum.
Cevap: Bu kişinin öncelikle evli olup olmadığının bilinmesi gerekir. Evli ise içerisinde bulunduğu durumun incelenerek; evli değil de sadece bir rehber arıyorsa şahsına ait bilgi, hayat tarzı, hayattan ve evlilikten beklentileri, karakteri gibi birçok özelliklerinin neler olduğuna bakılarak veya konuşularak cevap verilebilir. Zira evlilik kurumu, bir çok faktöre ucu değen, hatta bir çok şeyin iyi sayılabilecek seyirde olmasına bağlıdır. Böyle bir kurumda başarılı olabilmek için de hayata iyimser bakabilmek, problemleri ile baş edebilme isteğine sahip olmak, eşini sırf eş olduğu için değil, hayatı birlikte yaşadığı/yaşayacağı can yoldaşı olarak görmek, vs., bunlardan daha önemlisi evli olduğunu veya bundan sonra evli olarak yaşayacağının bilincinde olmak gerekir. Hayatın zevklerini de kederlerini de ailesi ile paylaşarak yaşamak; yaşadığı her güzellikte ailesinin varlığını hissetmek; sıkıntılı durumlarda onların varlığında huzur bulmaktır.
Cevap: kısaca iyi bir dinleyici ve gözlemci olursanız birçok kapı kendiliğinden açılmış olur...
Cevap: eşine güzel sözler, hediyeler alması arada bir yemeğe götürmesi değerli olduğun belirtmesi sevdiğini söylemesi bir gün iş çıkışı gül alması eşine vermesi isteklerini yapması her şeyine karışmaması giydiklerine fazla karışmaması kendi alması ne giymesini istiyorsa onu alsın giysin eşi.
Cevap: empati sadece karşısındakinin yanlışlarını değil kendi yanlışlarını da düşünmeli çünkü insan hep karşısındakinin yanlış yaptığını düşünür bu düşünceden uzak olmak
Cevap: Vygotsky bireylerin dil gelişimi üzerinde dururken bayanların bu yetiye daha önce sahip olduklarını saptamış. Belki bu yüzdendir ki bayanların bebeklikten ölüme uzanan bu maratonda sürekli konuşmalarını buna bağlıyorum. Değerli kardeşim iyi bir dinleyici olmalıyız bu böyle. Ben evlenmeden bunu kabullendim ve farkına vardım. Bu yüzden doğuştan gelen bu galibiyet beni üzmüyor...
Cevap: Bir birey olmalı ve sevme sanatını öğrenmelisin. Erich Fromm'un sevme sanatı kitabını okuduktan sonra benim hayatım değişti. Sevmenin emek isteyen bir iş olduğunu orada öğrendim.
Cevap: mutlu bir evliliğin anahtarında sınırsız hoşgörü; karşılıklı saygı ve sevgi en önemlisi kırıcı olmayıp karşındakini anlayan bir üslup içerisine girerse insanlar mutlu bir evlilik yaşamış olabilirler diye düşünüyorum henüz 22 yaşındayım üniversite öğrencisiyim benim evliliğe dair temel düşüncelerimde bunlardır ancak çevremizde mutlu bir evlilik tabloları görmekte o kadar zorlanır olduk ki kimsenin mutlu bir evliliğe dair sağlam düşünceleri kalmadı sanırım.
Cevap: Aslına bakılırsa evlilik, bir toplumun en küçük yapı taşının temeli ve bu yasamda en kutsal eylemdir. Öncelikle bir evlilikte olması gerenler karşılıklı sevgi ve saygıdır. Eğer bir evlilikte bunlar yoksa o evlilik değil bir mecburiyettir ki bana kalırsa bizim toplumumuzda bu tarz evlilikler daha çok. Sevgi üzerine değil de, mecburiyet üzerine kurulan hayatlar. Tabi bazı evliklerde mecburiyet olsa da daha sonraları karşılıklı anlayış ve yeşeren sevgi ile mutluluk bulabiliyor.
Cevap: kendine güven her şeyi halleder? birbirini anlama
Cevap: bence evlilikte başarılı olmak için; 1) birbirlerinin kişisel gelişimini ve özgürlüğünü engellememek, çünkü her şeyi birlikte yapamazsınız. 2)Duygusal paylaşım. 3)İletişim. 4)Aile içi iş bölümü, yardım. 5)Cinsel uyum ve anlayış. 6)Empati. 7)Eşlerin her zaman her konuda birbirine destek olması. 8)Aile büyükleri ile sağlıklı ilişkiler. 9)Güven. 10)Dürüstlük. diye maddeleri çoğaltmak mümkün, tabi bu tek taraflı değil iki eşinde hayat felsefesi olmalı. Bu okur için "Aile: Terketmeniz Gereken Sevgili" Tony Humpfreys'in kitabını öneririm, sağlıklı aile ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini çok güzel anlatıyor.
Cevap: sorumluluk duygunun gelişmesini sağla. yetiştirilme tarzından dolayı bilemediklerin olduğunun peşinen bilincinde ol. evlilikten kadınların ne beklediğini ve erkeklerin ne beklediğini iyi anla. Kendinde olan eksikleri gör ondan sonra bilginin peşinde koş. Her evlilik kendi içinde özeldir bence. Sorumluluk duygusu kişiyi bilgi aramaya iter başka şansın yok bence. Sorumluluk.... sorumluluk.... sorumluluk.... sorumluluk...
Cevap: hoşgörü, bol iltifat, sabır
Cevap: evliliğin temelinde güven olmalı diyorum ve saygı tabi ki.
Cevap: hanımının ve kendisinin kişisel özelliklerini öğrenmeli iyi ve kötü yanları objektif değerlendirmelidir. hanımının ve kendisinin tek birey değil farklı bireyler olduğunu bu sebepten farklı düşünce ve karakter yapılarına sahip olduklarını anlamalıdır.
Cevap: öncelikle kadının da bir birey olduğunun farkında olmalı, onu evlendikten sonra değiştirmeye çalışmamalısınız. Değişmesi gerekiyorsa zaten kadın bu değişimi yakalayacaktır. bir de evliliğin neden yapıldığı önemli. erkekler genelde kendilerinin çekip çevrilmesini istiyorlar kadın tarafından. oysaki bu öz bakım becerileri 0 - 5 yaş arasında kazanılıyor. kısacası hayat müşterek, ne kadın ne erkek birbirine karşı bir iktidar savaşına girmemeli. İyi bir evlilik için olmazsa olmaz bana göre en önemli şey çiftlerin birbirini dinlemesini bilmeli. dinlemek.
Cevap: Evinizin özel yaşam alanınız olup, sevgi ve saygıyı hak ettiğinin ve karınızın bu özel yaşam alanını paylaştığınız hayat arkadaşınız olduğunu fark etmelisiniz.
Cevap: her konuda saygı ve hoşgörü. evlilikte birbirine duyulan saygı çok önemli. belki sevgiden bile daha önemli. çünkü birbirine saygı duyduğunda zaten sevgi kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Cevap: Karına ve çocuklarına değer verdiğini hissettirebilmek, onlara değerli vaktinden biraz ayırıp kaliteli zaman geçirebilmek en önemlisi diye düşünüyorum.
Cevap: doğruluk, saygı, inanç
Cevap: bir kere şu var bence evlilikte başarılı olmak deyimini kullanmamak lazım, çünkü bu kısıtlamalar üzerine kurulmuş bir şey değildir. Başarılı olmak yerine mutlu olmak diyebiliriz bence. Ama galiba en önemli şey sevgi. Ben sevgisiz bir evlilik düşünmek istemiyorum, çünkü sevgisiz yapılan her şey beni korkutur. Ve evlilikte de bu olursa yapay kurallar koyulur gibi geliyor. Şöyle ki ben evlilikte şunu yaparsam böle olur, bunu yaparsam böle olur. Ama evlilik bir matematik değildir. Mesela biri eşine böyle davranarak mutluluğu yakalamıştır, ama bu demek değil ki herkes eşine onun davrandığı gibi davranırsa mutluluğu yakalar. Dünyada o kadar çok değişik insan var ki. Dolaysıyla birçok düşünce var. En güzeli bu anlaşma ve mutluluk konusunu bence kimseye danışmadan ve sormadan eşlerin kendi arasında halletmesi. Konuşmak her şeyin başıdır. Bu konuşma esnasında çatışmalar da olabilir ama güzel yanı de bu zaten, tartışmak insana bir anlamda düşünme alışverişidir. Bence bunu birilerine sormada kendine ve eşine sor. Biz daha fazla nasıl mutlu olabiliriz diye. Çünkü herkes kendi hayatından örnekler verecektir ama bu senin hayatın.
Cevap: ben başarılı olamadım. başarı tek taraflı olmuyormuş. bunu öğrendim. iki tarafında evlilikte başarıyı yakalamak istemesi ve fedakarlık yapması gerektiğini öğrendim..tek bir kişinin istemesiyle evlilikte mutluluk yakalanmıyor. iki kişinin de evlilikten ne anladığı ile ilgili bir durum. birisi her şeyi alttan alıp karşısındakini düşünürken diğerinin -olmuyor işte hep böyle gidecek değişen bir şey yok- diye düşünüp eften püften kısacık hayatta her şeyi kafaya takıp, detaylara takılıp kalması evlilikte başarıyı zorlaştırıyor. ama hep annemle babamın evliliğini özlüyorum. kavga etseler de sanki bir şey olmamış gibi her şeyin devam etmesi acı tatlı her şeyi çekinmeden konuşabilmeleri yargılanmamaları. hiçbirisi olmadı olamadı eleştirmek her şeye eleştiriyle bakmak, olduğu gibi kabul edilmemek hepsi evlilikte başarısızlık nedenleri. ama en güzeli hiç evlenmemek. han duvarları gibi evlilik, içindekiler dışarı çıkmak için dışındakilerse içine girmek için uğraşıyorlar. tabi dışardan davulun sesi çok hoş geliyor ama aslı hiç öyle değilmiş..
Cevap: Genç dostuma önerim, kendini tanıman lazım veya buna benzer öneriler yerine kadın ruhunu anlama hassasiyetine sahip olması yönünde. Çünkü gözlemlediğim kadarıyla erkekler kadınları anlamadıklarından daha doğrusu ataerkil toplum yapısına sahip olduğumuzdan -anlamak istemediklerinden- kadınların ruhlarını incitiyorlar. Eğer bu hassasiyete sahip olabilirse mutlu bir evlilik yapacağına inanıyorum.
Cevap: Evlilikte başarılı olmak karşısındakini çok iyi anlamakla gerçekleşir diye düşünüyorum. Tabii ki evlilikte bir çok kriter vardır: aşk, maddiyat vs. ama karşı tarafın bizden neler beklediğini bilmek ve ona göre hareket etmek bence kilit noktadır.
Cevap: İnsan yaşamında dürüstlük temel ve en önemli değerlerden biridir. Kişilerin kendine, sevgilisine, eşine, ailesine, dostlarına dürüst olması gerekir. Özellikle bu kişi hayat arkadaşı, sevgilisi ise dürüst olması bir zorunluluktur. Bu zorunluluk ilişkinin sağlıklı, güven temelinde yürümesi için şarttır. Çünkü kişi eşine karşı dürüst oldu mu kalıcı izli kırgınlıklar, küskünlükler en az seviyeye iner. İnsanın içinde bir kırgınlık kaldı mı bu elbet bir yerden dışarı çıkacaktır ama ne zaman nasıl çıkacağı belli değil. Kesin olan o kırgınlıklar ve kızgınlıkların her iki insana da zarar vereceğidir. Onun için bu gibi duygular eşle dürüstçe ve açıkça paylaşılmalıdır. Her insan dünyayı farklı algılar. Ben-sen-o yani hepimiz dünyayı farklı algılarız. Bu farklılıklar ise hayata renk katar. Kişinin eşine karşı bunu aklında tutması gerekir. Çünkü o eş kendi içinde farklı minik bir dünyadır. Onun dünyasına saygı duymalı ve onu olduğu gibi kabul etmelidir. Gerçek sevginin temel unsuru da karşıdaki kişiyi olduğu gibi kabul etmektir. Zaten aile içi çatışmaların büyük kısmı bence karşıdakini değiştirme çabasından kaynaklanır. Bu sevgililer için de geçerli. Karşımızdaki insanı olduğu gibi kabul etmekse ne yazık ki çok kolay bir süreç değil. Çünkü bizler her yeni sevgilide eski sevgilimizin hoşumuza giden yönlerini ararız. Ama ne yazık ki çoğu zaman aradığımızı, istediğimizi bulamayız ve kavgalar kaçınılmaz olur. Özellikle eşlerin buradaki bir diğer yanlışı da hayat arkadaşlarını eski sevgilileriyle kıyaslaması-eşin yüzüne karşı sesli bir şekilde-. Bu hayat arkadaşımızın onurunu belki de onarılmayacak bir biçimde kırmaktan başka bir işe yaramaz. Beylerin yaptıkları en büyük yanlışlardan biri kendilerini “evin reisi” olarak görmeleri. Bu yanlış bir anlayış. Evde bir otorite, kral, bey, reis vb. olmamalı. Çünkü kişi hayatını eşiyle beraber devam ettirirken onu kendisine itaatkar bir kul olarak göremez ve görmemeli. Eş bir karar alırken bundan diğer eşin de haberi, bilgisi olmalıdır. Özellikle erkekler her şeyin iyisini doğrusunu bildiklerini sanarak çok fevri davranıyorlar. Ben bunu çevremden ve ailemden biliyorum. Bu fevrilik ise ne yazık ki çoğu zaman hüsranla sonuçlanıyor. Bu hüsran sonucunda annelerin, eşlerin yakınması-erkeklerin deyimiyle dırdırları- da kaçınılmaz oluyor. İmla, anlatım bozukluklarıyla dolu olabilecek bu 3 paragrafta ben hayat arkadaşları için dikkat etmeleri gerektiğini düşündüğüm noktaları anlatmaya çalıştım ama bunda ne kadar başarılı olabildim bilemiyorum. Aklıma ilk gelen bu 3 unsur(dürüstlük-kişiliğe saygı-eşitlik)sağlıklı ilişkiler için bence mutlaka dikkate alınması gereken noktalardır.
Cevap: kendiniz olmanız yeterli. (bu arada ben evli değilim)
Cevap: ben evli ve eşini zorlukları ile sevip kabullenen bir bayan olarak, bence bu soruyu sormanız, bu isteği duymanız ve bunun için araştırmanız dahi sizi potansiyel bir başarılı eş yapacaktır. Bunları isteyen mutlaka buna ulaşacaktır. Ama temel olarak bence kendinizi iyi tanıyın ve her şeyinizle kabullenin. Kendini seven kabulleniyor da. Kendine de yetiyor. Ne istediğini ve istemediğini de biliyor. Yani kısaca kendinizin farkında olmalısınız diye düşünüyorum.
Cevap: Zihin beden, beden beyin beyin beden arasındaki düzenli uyumlu çalışmayı beynine talimat olarak versin, Tilki motorik gücünden vazgeçerek kendisi gibi olması yeterli.
Cevap: Okur arkadaşın sorusu bir basit soru cümlesi olunca ilk algılamada cevabın da gayet basit olduğu akla gelebilir. Ancak sorunun cevabı ne kitaplarda yazılan bilgilerin harmanlanıp evlilik hayatına uyarlanması ile ne de uzman bir aile koçundan alınacak bilgilerin hayata geçirilmesi ile mümkün. Okur arkadaşımız evlilikte "başarılı" olmak için nelerin farkında olmalı, neler yapmalıyım demiş. Burada öz başarı kelimesidir. Bunun için öğrenme yollarından biri olan sosyal öğrenme yoluna girerek, evlikte 6. yıl kavşağında beni bulursa nasıl başarısız olunur ve bembeyaz gelinlikler içinde kucağınıza alarak başladığınız ve o beyazlıkların nasıl hayat karartan günlere dönüştüğünü gözlem yoluyla gayet rahat bir şekilde benden görebilir. Ancak, yok arkadaşım ben olumsuzlukları görmeden, yaşamadan da evlilikte başarıyı bulabileceğim bir yola girmek istiyorum diyorsa, bu sefer çoklu zeka kuramının içine atacak kendisini ve öncelikle evlilik için zekasının IQ ölçümünü yaptıracak, çıkan sonuç neyi gösteriyorsa, mantık evliliği, aşk-sevgi evliliği, görücü usulü v.s. ait olduğu evlilik zeka grubunun kurallarını uygulayacak. İste bu yolda kesin başarı sağlanır. Lakin bu yöntemi uygulamaya almadan önce ilk yapılması gereken şey, yukarıda da belirttiğim gibi evlilik için IQ belirlemektir. Aksi halde evlilikte 6. kavşağa kadar da yol alamayabilirsiniz.
Cevap: Eşinizin ve varsa çocuklarınızın her şeyden ve herkesten önemli olduğunun farkına olmalı
Cevap: Kendi sorumluluğunu tam olarak üstlenmiş ve saygı duymayı bilen insanların evlilikte başarılı olacağını düşünüyorum.
Cevap: açıkçası ben bu konuda çok kaygılıyım bir eşle beraber ömür boyu beraber olmak ya da doğru insanı bulamamak beni ürkütüyor acaba gerçekten doğru insan var mı doğru insan kimdir nedir dönemin şartları ister istemez beni ürkütüyor
Cevap: sorunun, soruya dönüşmesini, pencereden çıkmaya hazır kötü bir koku gibi görüyorum. Cevabı yüreğinizde bulmak ve yola koyulmak dileğiyle. Deneyerek beğendiğim bir tavsiye; Sevdiğimiz insanların sadece yanımızda olduklarını ve sahibi olmadığımızı unutmamak.
Cevap: Eşit hak ve hürriyetin, kişisel ve toplumsal sorumluluğun,sosyal ilişkilerin, ekonomik bağımsızlığın, iletişim becerilerinin farkında olmalısınız. Ayrıca bunları günlük yaşamın gerektirdiği doğal davranışlar halinde getirerek, kendi denginizi bulup evlenmelisiniz. Bendeniz de henüz bu yazdıklarımı ne yapabildim, ne de kurabildim. Ama farkındayım. Bol şans. Mutluluklar dilerim.
Cevap: Paylaşmak, paylaşmak ve yine paylaşmak. En büyük anahtar kısaca bu. Hedeflerimizi, gerçekleştirmek istediklerimizi, korkularımızı, kaygılarımızı doğru tarz ve üslup sınırlarında anlatmak. Maalesef erkekler sorunları, paylaşmak için değil, sadece çözüme ulaşmak için anlattıklarından çoğu kez haksız konuma düşüyorlar sanıyorum.
Cevap: Evlilikte erkek için başarı hanımına ve kendisine değer vermekten geçer diye düşünüyorum. Kendisine değer verildiğini hisseden bir hanım bunu karşılıksız bırakmaz ve eşine sadık olur. Kısaca başarı Hz Muhammed in ahlakını Kur'an ahlakını yaşadığımız zaman kendiliğinden gelecektir.
Cevap: onun beklentilerini öğrenip ona göre davranmaya çalışabilir bence? başta saygı olmak üzere tabii
Cevap: karşılıklı iletişim. Birbirinizi anlayacağınız şekilde iletişim. Birinizin söylediğini diğeriniz anlamıyorsa iletişim olmaz.
Cevap: Önce her anlamda yeterli olgunluğa erişmiş kişiler evlilik konusunda düşünmelidir. Erken yaşlarda evlilik evcilik oyunuymuş gibi gelir insana. Ama bu oyunda "bana ne ben oynamıyorum" diyemiyor insan. Bir karar almadan önce çok sevmeli, iyi tanımalı, saygı duymalı, kendini tartmalı, biraz zaman vermeli ve en önemlisi doğal olmalıdır. Öyle ki sevenler sözlerin bittiği yerde gözleriyle anlaşır. Yeter ki bakmayı ve o gözlerden daha derinlere, yürek denilen o kırılgan ama sınırsız sevebilen o öze inebilmelidir. Mutlulukların paylaşıldıkça arttığını, kederlerinse paylaşıldıkça azaldığını unutmamalıdır. Hiçbir zaman hayat tozpembe değildir, onun için sorumlulukların farkında olunmalıdır. Yinede aşkını hep taze tutabilmeli ve aşka zaman yaratabilmelidir. Asla aldatmamalı ve her anlamda ona sadık kalabilmelidir.
Cevap: Evlilikte başarılı olabilmek için öncelikle sorumlulukların farkında olmak gerekiyor. Evliliği gerektiği gibi özünde yaşayanların sayısı gün geçtikçe azalıyor kanısındayım. Hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde birlikte yaşama sözünü tutmayanlar çoğunlukta. Çiftlerin birbirlerine tahammül sınırları daralıyor. Evlilikte en önemli hususlardan biri de muhabbet tarzı. Konuşma esnasındaki hitap ve vurgular cümlenin anlamını olumlu/olumsuz yönde değiştiriyor. Unutulmalıdır ki herkes karşısındakini kedi algıladığı gibi görür. Her insanın özündeki iyilikleri keşfedip, huzuru bulmak çok zor gibi görünse de zoru başarmanın verdiği mutluluk her şeye değer. Yalan ve güvensizliğin olmadığı evlilikler kesinlikle başarılıdır.
Cevap: Klasik bir cevap olacak fakat bence bunlar üzerine kuruluyor, saygı sonra sevgi, unutulmaması gereken bir durum daha ben değil biz demek. Daha bir çok şey söylenir ama temeli bunlar oluşturur .
Cevap: 1 ruh 2 bedenin mantıki birleşimiyle oluşur evlilik. yani hem aşk hem de tarafların fikir yapıları bir olursa sağlam bir evliliğin oluşmaması içten bile değildir. aşk dediğimiz çılgınca sevgiden; evlilikten yaklaşık 3-4 yıl sonra (söyleyenlere göre) ''fazla eser kalmaz'' işte burada zannediyorum fikir, yaşantı, aynı beyin yapısından kaynaklanan o kaynaşma ve beraberlik sürer gider yalnızca. örnek olarak güzelliğinden evlenen ve sonra sadece güzelliğe bağlı bir evlilik sonucu gelen boşanma olayları.
Cevap: evli değilim ahkam kesmek doğru olur mu bilmiyorum! ama naçizane bir yorumumu söylemek istiyorum. kadınlar erkekler gibi değil, her şeyi ince eleyip sık dokurlar ve en küçük bir detayı bile kaçırmazlar. erkekler ise bu tip şeylere dikkat etmiyor bunu görüyorum. dolayısıyla kadınlar çok çabuk kırılıyor, hatta bazen küçük ayrıntıları yakalayıp koskoca bir sorun haline getirebiliyor, tabi erkeklerde bunu anlamıyor. çünkü gördüğüm kadarıyla çok yüzeysel düşünüyorlar. dolayısıyla kadının biraz fedakarlık yapıp karşısındakini olduğu gibi kabul etmesi, erkeğinde eşine karşı kibar, anlayışlı ve özellikle düşünceli olması gerekir diye düşünüyorum.
Cevap: empati özelliği olmalı, eşine özel olduğunu hissettirebilmeli, az da olsa eşi için zaman ayabilmeli
Cevap: Yaşamın her aşamasında olduğu gibi,evlilik aşamasında da evlilikle ilgili donanımlı bir bilince sahip olmak gerek. Sadece eşlerden birinin bu konuda donanımlı olması asla yetmez. Eğer donanımsız başlarsanız evliliğinize çok canınız yanar bunu bilesiniz.
Cevap: Evlilikte başarılı olmanın yolu, ilk önce erkek adayının kişisel dünyası basmakalıp olmaması lazım.Yani gelişmiş insan modelini kazanmış olması lazım. İnsan sosyal bir varlıktır, sürekli kendini yenilemek zorundadır. Erkek eğer belli kalıbın içinde evlilik sürdürecek olursa o zaman her şeye açık, demokrat düşünen değil de daha teokrat. Bunun sonucunda tabi anlaşmak yerine otoriter duygular ön plana çıkacak. benim dediğim olur deyip erkek, sağlıklı bir sinerji ortamı oluşturamayacak. Ailede bu interaksiyon çok önemli,Yani erkek aday demokrat olmalı. Sosyalleşmesi çok önemli. Evlilik ortamı belli kalıpların kazanıldığı sosyalleşmenin gerekli olacağı bir kurumdur. Kalıplaşmış insan sosyalleşemez. Evlilikte basarili olmanın ö koşulu budur bence. İnsan denen varlığın değişmesi temel önşarttır.
Cevap: bence evlilikte mutlu olmanın sırrı karşısındaki insanı anlamaktan geçer yani bazen de kadın gibi düşünmekten. ve şunu da unutmayın kadınlar ne kadar sevildiklerini karşıdakinin gözlerinden anlayabilirler bunu hissederler yani onu ne kadar çok severseniz size saygı ve sevgi olarak geri döner
Cevap: başarı ve ilim zaten iste ve o yolda arkana bakmadan git zaten seni her zaman takip edecektir.
Cevap: evliliğin iki kişinin ortak yaşamı olduğunun her iki tarafın ailelerinin dışarıda tutulmasının gerektiğinin ve ailesi ile eşinin yaşantısındaki yerlerinin farkında olmalı.
Cevap: bekar olmama rağmen, şunu iyi biliyorum ki, öncelikle hayata bakış açınız aynı olmalı. düşünceleriniz farklılık gösterebilir fakat. aynı açıyla baktığınız sürece mutlu bir evliliğiniz olacağına eminim. hayatta her şeye tahammülle yaklaşmak önemlidir, kısacası empati, hoşgörü ve saygı olduğu sürece sorun olmaz diye düşünüyorum.
Cevap: Önce empati. Ardından da dinlemenin öncelik kazandığı bir diyalog. Tüm sorunlarımız konuşamadığımız için devleşiyor. En sonunda da eşini önemsediğini belirten kırmızı güller ve arasına sıkıştırılan şu şiirim gibi içten mısralar; Kendin gibi gel bana , bende olduğun kadar, kırılman acıtsa da canımı, hiç olmadığım kadar sevdan esir alsa da mısralarımı, fazlasını istemem, kendin gibi gel bana, bende olduğun kadar, mağrur ve iddialı.
(17.06.2007) |