Mutlu bir yaşam sürdürme konusunda fikirlerinizi soran sorumuza sizlerden gelen yanıtları paylaşıyoruz.
Soru: Mutlu bir yaşam sürdürmek isteyen bir insan (kadın ya da erkek), sizce nelere dikkat etmeli, nelerin farkında olarak yaşamalıdır?
Cevap: Öncelikle yaşamının mutlu sürmesi için emek harcaması gerektiğinin farkında olmalı yani her şey onun önüne tepsi halinde sunulmayacak. Bu mutluluğu elde etmesi için fedakarlık yapacak, azla yetinmeyi bilecek yada kendine yetecek alanlar bulacak.Yoksa içinde bulunduğu durumu kabullenirse yeniliğe açık değilse bir adım bile ileri gidemez. Sevgi karşı tarafa iletilmeden size yansımaz.
Cevap: soluk alıp vermemiz kendimizi ve her şeyi sevmemiz
Cevap: Her şeyden önce kendinin farkında olmalı, içinde yaşadığı çevrenin farkında olmalı, anlamlı ve coşkulu bir yaşam için çok basit sorunlara takılıp kalmamalıdır. Yaşamın amacını düşünerek, davranışlarını kontrol ederek bilinçli bir yaşam sürmelidir.
Cevap: insan özünü yaşayabildiği sürece mutludur bence.. gerçek kendini.. iç dünyasıyla bağını koparmamak ve yemişi olmayan bir kabuk haline gelmemek için, en güçlü duygumuz olan sevgiye sarılmalı.. taşı sev .. ağacı sev.. insanı sev.. Allahı sev.. ama bir şeyi sev.. sevilmek için değil sadece sevmek için sev.. çünkü insanın, ağzını toplayamadan gülümsediği anlar, sevdiği'ni andığı anlardır..nasıl tüm korkuların kaynağı ölümse, tüm mutlulukların kaynağı da sevmektir.
Cevap: Mutluluk; ayrıcalıktır,şanstır.. Dolayısıyla karşılıklıdır,mutlu olan insan mutlu edebilir, mutlu edebilen insan mutludur zaten... Tek taraflı hiç bir şey olmaz, olabiliyorsa da bir taraf yorulur..
Cevap: ilk önce kendisinin ne kadar güzel bir dünyada yaşadığını fark etmeli insan. daha sonra kendisinin bu güzelliklerden bir tanesi olduğunu fark etmeli. etrafında bulunan güzel insanlara dikkat etmeli. nefes almanın ne kadar mükemmel bir şey olduğunu fark etmeli. ardından yavaş yavaş mutluluk geliyor zaten bunların farkına varınca.
Cevap: Mutlu bir yaşam sürmek için evrenin değişmez yasaları ile uyumlu olmaya dikkat etmeli, Biricikliğimizin farkında olup, gönlümüzün muradını keşfedip gerçekleştirmek için sürekli gelişim içinde olmalıyız ve (koşulsuz) sevmeliyiz.
Cevap: Yaptığı her işe dört elle sarılmalı,elinden gelenin en iyisini yaptığına inanmalı. Geçmişle yaşamayıp geleceğe bakmalı. Arkasında sürekli pişmanlıklarla, bıraktığı yarım yamalak işlerle beynini meşgul etmek yerine çözüm üreterek kaldığı yerden devam etmeli. Ayrıca kişisel bütünlük çok önemli. Bir insanın birden fazla insana veya farklı gruplara (aile, arkadaş) farklı yüzü olmamalı. Ve bence en önemli şey ÇALIŞMAK. Çalışarak her türlü sıkıntıdan uzak olur insan. Çalışmaktan kastım her türlü şey, kitap okumak,gereğinde yemek yapmak, geliştirici sohbetler, yani bir şeylerle meşguliyetten bahsediyorum. Boş kalmak insanı yoruyor.
Cevap: mutlu yaşam için benim fikrim; öncelikle insanın kendiyle barışık olması gerektiğidir. kendini severse en önemli adımı atmış olur, ama bencillik dozunda olmamalıdır. kendiyle barışık, insanları yargılamadan önce anlamaya çalışan sürekli kendini geliştirmek için uğraşan; kısaca hayatın ipini sürekli elinde tutan,kendine ve diğer insanlara değer veren, anlamaya çalışmaktan asla vazgeçmeyen biri mutlu bir yaşam sürer.
Cevap: Öncelikle anı yaşamayı bilmemiz gerekli mutlu olmak için kadın olsun erkek olsun kendimize bir zaman koymamalıyız. Mesela emekli olduğumda şunu yapacağım bunu yapacağım mutlu olacağım gibi kendimize vaatler vererek zamanın gelmesini beklemek saçma.Yarın bizim için çok geç olabilir. Onun için elimizden geldiğince bize mutluluk verecek şeyleri ertelememeliyiz.
Cevap: kendinin farkında olması yeterli
Cevap: Hayatı çok fazla ciddiye almamalı diye düşünüyorum ne kadar ciddiye alırsanız hayat yakanıza yapışıyor ve mutlu bir yaşam sürmeniz gerektiği zamanlarda sorunlarla uğraşmaktan o mutluluğu kaçırıyorsunuz.
Cevap: zamanın akıcılığına, hayatın geçiciliğine inan insan sürekli çevresiyle iyi geçinir bu bitecekliğin farkında olup öyle yaşayacaktır.
Cevap: Neden hayatta olduğumuzun farkına varabilmek ilk koşul tabi. Hepimiz apayrı kişiliklerde bireyleriz, farklı kültürel değerlerle yetişmiş, farklı bakış açılarına sahip bireyleriz ve her bireyin de kendine ait bir doğrusu var. Şu anda etrafımdaki insanlara gözlerinizi kapatıp bir kedi hayal edin desem herkes farklı bir kedi tarif eder. Bence mutluluğun anahtarı, kimsenin kedisine dokunmadan kendi kedimizle barışık yaşamak. Bunu gözetebildiğimiz sürece hem şahsımıza saygıyı hem de insana saygıyı muhafaza etmiş oluruz. Karşılıklı saygı da hoşgörü ve anlayışı doğurur. Yıkıcı olmak yerine yapıcı olmak, koşulsuz gülümseyebilmek ve koşulsuz canlı ve cansız her şeye sevgiyle bakabilmek tılsım. Herkesin özündeki kedi masum bence, kediyi kışkırtıyoruz ve oda canımızı yakıyor. Kimsenin kedisinin kuyruğuna basmamaya özen gösterelim.
Cevap: birinci şart ; kendisiyle barışık olabilmeli ve bunun karşılığında otomatik olarak değer bilmeli. Önce kendi değerini bilmeli. Kendi değerini bilince, çevresindeki insanların değerini bilecek çünkü. Çevresindeki insanların değerini bilince, insanlar da onu fark edip onun değerini bilecek ve böylece kişi motive olup çevresindeki tüm canlıların farkına varıp değerini bilecek. Canlı varlıların değerini bildiği ölçüde maddenin özüne inecek ve değerini bilecek. Kişi, değer bildikçe mutlu olacak ve değeri bilindikçe. Mevlana ne demiş; yaratılanı severim yaradan ötürü.
Cevap: Mutlu bir yaşam sürdürmek isteyen insan öncelikle kendisi olsun, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başka kimseye yapmasın, kişisel değerlere,olgulara saygı duyulsun,en önemlisi birbirimizi sevelim, sevgilerimize sahip çıkalım, nerde olursa olsun iş ya da ev hayatımızda lütfen saygıyı elden bırakmayalım. Fırsatlar insanın ayağına bir kere geliyor, değerini bilmek gerekli her şeyin.
Cevap: Doğru zamanda doğru insan ile evlenmek. Keşkelerden belkilerden uzak kalmak. EVET -HAYIRlar arasındaki keskin çizgilere müdahil olmamak. Kaldıramayacağı taşıyamayacağına inandığı hiç bir koşula evet dememek. Tam emin olmadan ana baba olmaya kalkışmamak. Doğru meslek seçimi için savaşmak. İşte reçete size.
Cevap: insanlarla iliski icinde olan, karsisindaki insanlarin davranislarina anlam veremeyen, kirilan,bu iliskileri iyi gecinme seviyesinde yurutemeyen insanlar insan psikolojisini bilmediginin farkinda olmalilar. bilmedigini farkeden insan da bu konuyla ilgili okuyup ogrenmeli. bizzat kendim insanlar arasi iliskilerimde kendimi ve karsimdakini anlamadigim icin cok acilar cektim. evliligimin 12. yilinda john gray'in "erkekler marstan kadinlar venusten" kitabini, bir yil sonra sizin "anlamli ve coskulu bir yasam icin SAVASCI" kitabini okuduktan sonra ic dunyam dis dunyam degisti. iliskilerim iyilesti. diyalogun onemini ogrendim. affetmenin gercek anlamini kavrayip onceden affetmek isteyipte affettigimi sandigim yurekten affedemedigim kisi ve olaylari yurekten affetmeyi basardim. insan iliskilerinde kendi gucumun farkina vardim. sakin olmasindan hoslanacagim asabi kavgaci yakinlarima sakin ol demek yerine zor da olsa sakin karsilik vermeyi sectim. kisaca mutlulugu yakalamak isteyenler insan psikolojisiyle ilgili kitaplar okusunlar derim
Cevap: Mutlu yaşam sürmek isteyen insan, kendini bulan ve şükreden insandır. Şükür, elindekilerle yetinmeyi bilmektir. Hırstan , kıskançlıktan uzakta olan insan ,elindekilerle mutlu olmayı bilir. Ulaşamayacağı şeylerle yada çevresindeki hayatlarla değil, kendi hayatı ile ilgilenen, kendine dönen insan, mutlu olmayı başarır.İnsanların yaptığı hep muhalefet edip, eleştirmek. Muhalefet için iyi olanda bile bir bityeniği arayan insan , nasıl mutlu olacaktır ki. Hayata olumlu bakan, affetmeyi bilen insan, mutluluğu bulur.Mutluluğu başka başka şeylerde arayan insan, iç huzurunu bulamaz. Kişilere , eşyalara yada başkaca belirlediği şeylere takılı kalır. Hayatının aslında çok kısa olduğunun , ertesi gün ölebileceğinin farkında olarak yaşayan insan, mutlu olmak ve mutlu etmek için yaşar.Karşılık beklemeden vermek onun amacıdır.Sevginin en büyük şöhret, en büyük mal varlığı olduğunun bilincinde olarak yaşar. Dünyaya sınav için geldiğinin bilincinde olarak en başta kendisi için doğru olmaya çalışır. (Başkalarının yaptıkları yada hayatlarındaki yanlışlık onun ölçüsü olamaz, onun ölçüsü vicdanı, merhameti ve hak duygusudur.) Hayatın ona verilen bir armağan olduğunun farkında olarak yaşayan insan, mutlu olur. Hüznünün de, sevincinin de geçici olduğunu bilir ve onlara fazla takılmaz. Ne çok sevinir, ne çok üzülür. Dünya hayatının geçiciliğinin farkında olan ona göre yaşayan kurtuluşu bulmuş ve mutluluğu da bulmuştur. Bu insan önüne çıkan engellerin onu geliştirmek için konulan olaylar olarak görerek, kendisini iyilik ve güzellikler yönünde geliştirmeye çalışan insan, kendisini kamil insan olmaya adayan insan, mutlu olmayı başarır. Maneviyattan uzakta olan insan ise mutlu olamaz sadece kendisini kandırır.
Cevap: insan bu hayata bir daha gelemeyeceğini aklından çıkarmasa ve elindeki nimetlerin farkında olsa eminim daha mutlu olacaktır.
Cevap: ilk önce egolarından kurtulmalı daha sonrada etrafındaki insanların sınırlarına saygılı bir sekılde yaşamlarını sürdürmeleri ve bır karar alırken cok ıyı dusunup o kararın sonuclarını gozden gecırdıkten sonra harakete gecmelerı cunku bız mıllet olarak cok kolay soz verıyor ve daha sonra acı cekıyoruz.
Cevap: insan ilişkilerinde başarılı olmalıdır
Cevap: kendi gibi olmaya dikkat etmeli ve tabii sonuçları düşünerek hareket etmeye. ayrıca onu sevenlerin sevgilerinin ve hiçbir şeyin üzülmeye değmediğinin farkında olarak yaşamalı
Cevap: Usta tatlının şerbetini ne kadar şekerli yaparsa, tatlı da o kadar tatlı gelir yiyene. İnsan da dilini ne kadar doğru kullanırsa o kadar tatlı yaşar yaşamı. Yaşam avuçlarımızın arasından akıp gitme yoluna koyulmuşken, çevremizdekilerin ve bizim olanların değerini fark edip dünya ile değer biçilmez ilişkiler kurabilmeliyiz ki; mutluluk: ektiğimizi biçtiğimiz bir buğday olsun avuçlarımızda. Bu buğdayı yine sevdiklerimiz ile öğütüp una çevirdikten sonra ustaya baklava yaptırabilmek kadar büyük bir mutluluk var mıdır? Ama yokkk, biz hiçbir zaman yetinmeyi öğrenemedik. Etrafımızdaki insanların kalbini kırmadan, bizim için değerli olduklarını hep kendimize hatırlatırsak ve empati kurarak ilişkilerimizi düzene koyabilirsek, mutsuz olmak diye bir şeyin kalmayacağını düşünüyorum. Bizler hayatımızın akışındaki mutluluk ve mutsuzluklarımızı kendimiz belirliyoruz, bunu kabul etmek gerek. Ben küçük şeylerde mutluluk arayan insanların her zaman bu nefes alma oyununda kazanacağını düşünüyorum. Hayatı acı da yapan biziz tatlı da. Yani 1 litre suya 1 bardak şekeri attık mı şerbetimiz hazır; usta da biziz, ektiğimizi biçen de biz… Tatlımız hazır, afiyet olsun…
Cevap: 1-kendisiyle barışık olmak ve kendini sevmek 2-hobileri olmak ve hobilerini gerçekleştirmek için zamanlar yaratmak (boş zamanın olmasını beklememek) 3-her şeyini olmasa da güzel paylaşımlar yaşamaktan zevk aldığı (çok değil) bir kaç dostu olmak 4-Yaşamak için bir amacı olmak NELERİN FARKINDA OLMAK 1-kendinin, kendi davranışlarının farkında olmalıdır. Çünkü her şey insanın kendinde başlar ve biter 2- Çevresindeki insanların ve insanların duygularının farkında olmalıdır. 3-Doğanın ve doğadaki devinimin farkında olmalıdır. Bahardaki her şeyin yeniden doğuşunun,... 4-Zamanın farkında olmalıdır. Hiç durmadığının ve nasıl da akmakta olduğunun...
Cevap: aile yaşantısının düzgün olması.para sıkıntısının olmaması. küçük şeylerden mutlu olmasını bilmeli
Cevap: kendine saygı duymayı sevmeyi bilmeli. yasama amacı olmalı. sahip olduğu değerler sisteminin bilincinde farkında olmalı
Cevap: bence çevresinde olanlara fazla kendini kaptırmadan yaşamalı ve hayatta yapmak istediklerinin peşinden koşmalıdır. Bence kendine ne kadar güveninin olduğunun farkında olmalıdır. Ayrıca insanların kendi menfaatinin peşinden koştuklarının ve bununla da başkalarına zarar verdiklerinin farkında olmalıdır
Cevap: yaşamın ölümün ve kendi hayatını yönlendirme sorumluluğunun farkında olması
Cevap: bence Allaha olan kulluk ibadetlerini yerine getirirse rabbim o kişiyi her iki cihanda da mutlu kılar tabi ailesine karşıda olan sorumluluklarını da en iyi şekilde yaparsa mutlu olması için bir engel kalmaz ama önce ibadet tabi ki.....
Cevap: Sağlığına, düşünce ve inançlarına, beslenmesine ve sahip olduklarıyla yetinebilip şükretmesine bağlıdır...
Cevap: İnsan huzurlu olduğu zaman zaten mutludur. Bunun için önce kendimizi iyi tanımalı buna göre kendi kararlarımızı kendimiz vermeliyiz."Herkes eşit doğar" yalanına kanmayıp elimizdeki malzemeye göre hayatımızı değerlendirmeliyiz.
Cevap: ilk olarak kitabınızda da bahsettiğiniz gibi ölüm bilincinin farkına varmak. Her an ölebileceğimizi düşünerek hayatı daha dolu dolu ve faydalı yaşayabiliriz. Elinde var olan maddi ve manevi sahip olduğu şeylerin farkında olmalı.
Cevap: olumlu ve pozitif düşünmeli çünkü her şey düşüncelerimizde gizlidir.
Cevap: küçük şeylere, bir de gülerek bakabilmeye dikkat etmeli.
Cevap: Mutlu bir yaşam için kişinin hayatı nasıl algıladığı önemlidir.Yaşadığı çevrenin farkında olan değerlerine sahip çıkan ne istediğini bilen ve bu isteklerine bir nebzede olsa ulaşabilen insanlar mutludur. En önemlisi insan ihtiyaçları sınırsız bu sınırı koruyabilen ve yetinmesini bilen insanlarda mutludur. Fakat ne yazık ki günümüz koşullarında mutlu olmak o kadar da kolay değil.
Cevap: empati kurmalı, hayatı yalnız kendi mutluluğu için adanmış görmemeli her şeyi almaktan önce vermeyi de bilmeli
Cevap: hayata ve çevrelerine fazla güvenmemek
Cevap: öncelikle kendini iyi tanımalı, farklılıklarını bilmeli ve bu farklılıklarına saygı göstermelidir. kendine olan saygısını ve sevgisini kaybetmemelidir
Cevap: insan olduğunun ve mucize’nin içinde yaşadığının farkında olarak yaşarsa hayatın acısı da tatlısı da zevk verir yaşamımızın
Cevap: 1-Duygular geçicidir. Fakat yaşandığı anda kabul edilmesi, reddedilmemesi insanı rahatlatır. 2-Mümkün olduğunca insanın kendini disipline etmesi zorlukları yenmede çok büyük bir avantaj sağlar. 3-Yaşarken yaptığımız seçimlerin sonuçlarının sorumluluğunu üstlenmemiz.gerekir. Bunu başkalarının üzerine bırakmak bizi çaresiz ve güçsüz bir konuma sokar. Bunları uygularsak başka bir kişiye yada şeye ihtiyaç duymadan mutlu olmayı başarabiliriz.
Cevap: önce kendinin farkında olmalı.hayatı başkaları için yaşamamalı nasıl olacak bu deniyor ama böyle olmalı yoksa insan hiç mutlu olamıyor. başrol kadın ve erkeğe ait olmalı. Her şeyden önce insan kendini sevmeli ve kendiyle hep barışık olmalı.eğer insan kendinden memnunsa mutludur zaten.
Cevap: öncelikle insan olduğunu herkesten farklı birey olduğunu kabul etmeli. başkaları için değil kendi için yaşamalı.canı nasıl istiyorsa öyle yaşamalı içinden geldiği gibi. öncelikle kim ne der diye düşünmemeli. yüzünde gülücükler açtıran olaylar ne yada içini mutlu eden olaylar ne ise onları yaşamalıdır. İyi ki yaşıyorum demeli.en azından sonsuza kadar yaşamayacağının farkında olmalı. sevecen olmalı iyi olmalı ki kendide böyle yaşayabilsin.dertlerden uzak dursun [tabi ne kadar başarabileceği tartışılır hele bu son günlerde] yaşamak için yaşasın. sürekli gülsün mesela gülmek her insanı mutlu eder çünkü kısacası mutlu olmak kendi elimizde nasıl istiyorsak öyle kullanabiliriz.
Cevap: Şuan kimin söylediğini hatırlayamıyorum fakat şöyle bir söz var; 'İnsan eğer mutlu olmak istiyorsa önce başkalarını mutlu etmeli. 'Çok gerçekçi bir söz olduğu kanısındayım. Sanırım mutluluğun çözümü bu anahtar sözde gizli. Tabi ki asıl olan bunu uygulayabilmekte. Bu sözü bir düşünür söylemiş, o bu sözü söylediğinden dolayı insanlar hemen mutlu olmuyorlar. Mutlu olabilmek için asıl görev bize düşüyor görevimiz ise bu sözü faaliyete geçirmek. Yaşamın tiyatroya benzediğini fark ederek yaşamalıyız. Yaşam ve tiyatro birbirine çok benziyor kimileri bunu kabul etmese de. Sadece okunan, sahnede oynanmayan tiyatro metni gibi kalmasın. Tiyatroyu tiyatro yapan onun sahnede oynanmasıdır. Tiyatro oynanmak içindir. Yaşamımızın da tiyatro gibi olması dileğiyle. Aslında tiyatro da yaşamın bir parçası değil midir?
Cevap: sorunlarının üzerine gitmeli ve insan kazanmayı sağlamalı kendiyle barışık olmalı ve kendini sevmeli bencillikten kurtulmalı
Cevap: felsefe okumalı ve felsefe yapmayı öğrenmelidir
Cevap: bence mutlu bir yaşam sürdürmek isteyen bir insan felsefi bir tutum içine girmelidir. bu hem birey olarak hem de toplum olarak ihtiyacımız olan bir şeydir.mutluluğun keşfi felsefeyledir. bütüncül davranabilmek eleştirel olabilmek ve hoşgörülü olabilmek hayatın sırrı bu üç kavramda.
Cevap: Öncelikle yaşadığının farkında olmalı kendi doğasına uygun bir yaşam biçimi seçmeli ki ben buna 'sade bir hayat' diyorum.
Cevap: kendini geliştirmeye, dünyada ve çevresinde olup bitenlerle ilgili çeşitli kaynaklardan ve çeşitli açılardan ele alınmış bilgililere ulaşmaya çalışmalıdır diye düşünüyorum. böylece uzaydaki yerimizi belirleyebilir ve neyi neden yaptığımızla ilgili doğru adımlar atabiliriz. bir de olumlu şeyleri geçiren bir kalkan yaratmak, her gün motive olmaya çalışmak, her gün bir önceki gün edindiğimiz bilgileri hatırlayarak ilkelerimizi geliştirmek ve onlara sadık bir hayat oluşturmak diye düşünüyorum. dikkat, sabır, özen, sevmek, öğrenmek, dayanışmaya önem vermek, emek verdiğimiz şeylerin toplamıdır diye düşünüyorum. ne ürettiğimizse dünyaya dayanma gücü sağlar diye düşünüyorum.
Cevap: mutlu olmak isteyen bir insan bence kurduğu cümlelerin kaderle olan işbirliğini fark etmeli ve büyük konuşmamalıdır. hani derler ya bülbülün çilesi dili belası. Mutlu olmak için cümlelerimizi en temizinden seçerek işe başlayabiliriz.
Cevap: yaratıcısının kendisine verdiği kullanma kılavuzuna göre yaşamalı
Cevap: Mutlu bir yaşam, gayet elimizde. İçimizdeki çocuğu yaşatmakta. Onun hala varolduğunu fark etmekte. Mesela kurabiye çocukken çok yerdim. Büyüdüm bilinçli beslenme kaidelerine uyma zorunluluğumdan bu lüksümden vazgeçtim. Baktım olmuyor. kendime ayda yalnızca bir tane yeme hakkını verdim ve Eğer zamanım uygunsa (değilse pastaneden) evde bir iki tepsi kurabiye yapıp, kendi payımı ayırarak gerisini mahalledeki çocuklara dağıtmaya başladım. Tam bir teneffüse çıkma mutluluğu gibi) günlük uğraşlar, sorumluluklara verilen güzel bir mola benim için. Diyeceğim; hepimizin yoğun yaşamlarımıza teneffüs araları serpiştirmemiz gerekiyor, inanın hiçbir şey aksamıyor, gecikmiyor.
Cevap: Mutlu bir yasam sürdürmek isteyen insanin, önce kendini tanıması gerekir. Kendini tanıyan bir insan, artı ve eksi yönlerini görecek, buna göre de kendini geliştirme çabasına girecektir. Olumsuz yönlerini düzeltirken, fitraten değiştiremeyecekleri yönleriyle de barışık olduğunda en mutlu insan olma yolunda ilk adimi atmış sayılır.
Cevap: öncelikle bir birey olarak varlığımızın, değerimizin farkında olmalıyız. hayatın zorluklarına inat küçük şeylerden bile gözlerimiz parlayabilmeli, gülümseyebilmeliyiz. mutlu bir yaşam sürdürebilmek için gülümsemeyi unutmamalıyız. bunlar bir çoğumuza masal yada hikaye gibi gelebilir ama bir deneyelim güne gülümseyerek başladığımızda akşam nasıl bir ruh halinde oluyoruz. Her şeyden önce hayata pozitif bakmayı bilmek gerekir diye düşünüyorum. şahsım adına yaşamımda her zaman mutlu olduğum söylenemez ama hayatın getirdiklerinden ders alarak ileriye bakmak gerektiğini öğrendiğimden gülümsemeyi hiç bir zaman unutmam.
Cevap: Bence sürekli gelişime önem vermeli, her bir olaydan ders çıkarmasını bilmeli, gerçeğe saygılı olmalı ve gerçeğe uygun düşünerek değerlerine sahip çıkmalı. Kişisel bütünlük içerisinde hayatı gözlemeli ve zor durumlarda dahi hayata olumlu bakıp umudunu kaybetmemeli.
Cevap: her hareketine dikkat etmelidir
Cevap: kişi kendisini mutlu edecek şahısların farkında olmalı ve onlarla çokça zaman geçirmeli
Cevap: Bir kaç madde var yazmak istediğim; İlişkilerinin en başında içlerinde en küçük bir tereddüt bile varsa bunu kesinlikle gözardi etmemeliler. Karşımızdakini olduğu gibi kabul etmeli ve katlanmaya da çalışmamalı. Çünkü olduğu gibi kabul edemiyorsak bir problem vardır. Eninde sonunda çıkar ortaya. Aman hiçbir şey kaçmasın hep kazanan ben olayım diye bir birlikteliğinizi başka bir birliktelik ile test etmeyin. Dürüstçe her şeyi yapın. İlişkiniz batmasın diye alttan almanıza da gerek yok. Sorunlar böylelikle maskeleneceği için aslında bir yalanı yaşamaya başlayacaksınız. Sonra hiç olmadık bir yerde ilişkiniz bitecek. Hatta çok öncesinde bitmesi gereken bir ilişki boşuna uzamış ve karşılıklı yıprantılara sebep olmuş olacak.
Cevap: bu soruyu cevaplayabilmek için mutlu yaşamı tatmış olmalı insan. ama ne yazık ki toplumun büyük bir çoğunluğu geçici mutluluklarla yetiniyor kandırıyor kendini. Belki de sorun buradadır gerçek mutluluk nedir? bence önce bunu bilmek gerekir sonra bence güven ortamını kurabilmeli insan. kendi çerçevesinden gördüklerinin karşısındakinin çerçevesindeki rengini görebilmeli, farklılıklara açık olmalı, anlayışlı olmalı. zamanın hep tükendiğini ,o bizi tüketmeden bizim atağa geçip onu sollamamız gerektiğinin farkında olmalı insan ..anlayış beklediği kadar kendinden de anlayış beklendiğinin farkında olmalı. sorunsuz değil çözümlü bir yaşama inanmalı. mutluluğu hep büyük değil bazen de küçük şeylerde aramalı ve bulduğunda ona sımsıkı sarılmalı. belki o an için küçük ama ilerde yaşadığımız en büyük mutluluk o olur, anılarımızdan seçip en büyük mutluluğum diye yad ettiğimiz
Cevap: biraz özveri gerekiyor galiba bir de hiç bir şeyi kafana takmamak ve kendine güven istiyor.
Cevap: Önce kendinin farkında olmalı ve kendi ürünü dünyanın. Olumlu yanlarının olduğu kadar hayatın olumsuz yanlarının da kendisinden izler taşıdığının farkında olmalı ve bu farkındalıkla, kendisini diğer hayvanlardan ayıran türüne has yaratıcılığını birleştirerek kendini doğduğu andaki ağlayışı kadar dürüstçe ifade edebileceği, yansıtabileceği bir hayat kurmalıdır. Ayrıca bu hayatı yaşarken her nefesinde kendine dürüst davranmaya dikkat etmelidir; zaman zaman, aynı az önce bahsettiğimiz "doğum ağlayışına" sebep olan ilk nefes kadar acı verse bile.
Cevap: sadece kendine göre doğru olanı yapsın bu her şeye yeter ve hiçbir zaman pişmanlık duymaz
Cevap: mutlu olmak için mutlu olmayı seçmek gerekir. mutluluğu yaşadığımız hayata bağlarsak mutsuzluklar yaşayacağımız kesin.çünkü hayat değişken. seçimimiz mutlu olmaksa oluruz. çünkü insan güçlü bir varlıktır. buna pollyannacılık diyebilirsiniz. ancak pollyannanın gördüğü açı da yalan değildir. o işin olumlu yanını görmeyi seçmiştir ve olumsuz yanı kadar gerçektir.
14.10.2007 |