Bir Türk Ailesinin Öyküsü

Bu kitap ilk olarak İngiltere'de İngilizce olarak yayımlanmış, daha sonra Arın Bayraktaroğlu tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.
Ana Yayıncılık, İstanbul. Birinci basım, Aralık 1994

"İstanbul'da, 31 ekim 1908 tarihinde doğmuşum. Doğduğumda annem on beş, babamsa yirmi yaşındaymış. En büyük çocukları bendim. Sultan Ahmet Camisinin arkasında, denizi gören bir evde otururduk. Bir çıkmaz sokağın köşesinde bulunan evimizin denize bakan yanı alçak bir duvarla çevrilmişti. Hemen yanımızda bir küçük cami vardı. Sessiz, yeşillik bir bölgeydi burası. Eski günleri düşündüğümde ilk aklıma gelen sesler, Marmara'nın hiç durmak bilmeyen okşayıcı şıpırtısıyla bahçedeki kuş cıvıltılarıdır. Önünde ve arkasında kafesli balkonlarla olan yeşil pancurlu evimiz, beyaz boyalı büyük bir ahşap yapıydı ve birlikte oturduğumuz büyükbabamla babaanneme aitti."

Kitap böyle başlıyor ve İrfan Orga kendi yaşamını anlatırken bir devrin öyküsünü de anlatmış oluyor. İnsan tipleri çok güçlü bir dille ve gerçekçi olarak anlatılmış. Örneğin babaannesi ile küçücük bir oğlan çocuğu olarak hamama gidişini anlatırken şöyle der:

"Babaannem etraftaki çıplak gençleri kusur ararcasına süzüyordu. Birden, gözüne pek de hoş olmayan bir kız ilişti. Kızın çok zayıf olduğunu ve biraz kilo almadan dünyada koca bulamayacağını söylemekle kalmadı, bir de üstelik annesine, 'Bol bol baklava yedirin' diye öneride bulundu. Hem kızı, hem de anasını yerin dibine soktuğunun farkında bile değildi.
"Bunun ardından karşımıza etli butlu, güzel bir kız çıktı. Babaannem kızın kalçalarına bir-iki ufak şaplak atarak beğenisini ortaya koydu. Bu hareketi gören tüm erkek anaları derhal irkildiler. Hele, 'Evlendirecek oğlum olsa, işte bu hanım kızı seçerdim' demesi üzerine, kıza büsbütün alıcı gözüyle bakmaya başladılar.
"Cılız yapılı kızlar belli ki babaannemden nefret ediyorlardı, ama onun gözleri sadece dolgun vücutlar üzerinde olduğundan, bunun farkında bile değildi. Derken, bir kız irisi gözüne çarptı. Hemen annesine, ilk bulduğu güçlü kuvvetli delikanlı ile kızını evlendirmesini salık verdi:
'Bu kızı tatmin edebilecek yapıda bir genç olmalı' dedi uluorta. Ama sakın tüysüz birini seçmeyesiniz. Yoksa kızının bu kudretli bacakları arasında ölür gider.'

Yukarıdaki alıntı, kitabın içindekiler listesinde 'Hamamdaki Despot' başlığı altında verilmiş. 'Tamamen Erkeksi Bir Konu' başlığı altında kendi sünnetini ve yine babaannenin onu yüreklendirmek için konuşurken kaygıya ve dehşete sürükleyişini canlı bir dille anlatıyor.

Kitap böylece çocukluğun renkli anılarından birinci dünya harbinin acı anılarına doğru gelişiyor.

Bu kitabı okuduktan sonra 'Türkiye Cumhuriyeti' ifadesi benim için ete kemiğe büründü ve hamasi nutukların ötesinde bir anlam kazandı. Çok güçlü insan manzaraları var. Beni özellikle etkileyen İrfan Orga'nın annesinin kişiliği, tavrı ve verdiği mücadelenin boyutları.

Bizim insanlarımızın yaşam öyküleriyle dokunan bu kitabı okunmazı öneririm.

Yazar: İrfan Orga

Doğan Cüceloğlu (Ekim 2005)

Bir Türk Ailesinin Öyküsü
Doğan Cüceloğlu Resmi Web Sitesi © 2005-2016
YASAL UYARI: Bu site 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan her türlü içerik, ilgili sayfamıza link vermek koşulu ile yayınlanabilir. Aksi durumlarda yasal hakkımız saklıdır.