Bize Neler Oluyor?

Haziran 2006 ayının kitabı olarak, Hasan Yılmaz'ın "Bize Neler Oluyor?" isimli kitabını seçtim. Kitap Sistem Yayıncılık tarafından Şubat 2006'da yayınlandı; 218 sayfa.

Hasan Yılmaz özüyle, gözüyle bu milletin gurur duyacağı bir polis. Kitabın önsözünden kim dolduğunu ve neden bu kitabı yazdığını anlamak mümkün.

"Ben Gaziantep'in Suriye sınırında bir köyde dünyaya geldim. İlkokulu bitirinceye kadar köyümün dışına hiç çıkmadım. Köyde bizim ve akrabalarımızın koyunları vardı. Koyunlar sürüden gelince yeni doğmuş kuzular süt emmek için analarına doğru koşarlardı. Bazı kuzuların anaları öldüğü için rasgele bir koyuna doğru koşar, gelen kuzu kendi kuzusu olmadığı için, koyun onu tekmeler ve onu emzirmezdi. Ben ve Ahmet ağabeyim anası olmayan bir kaç kuzuyu alıp, sağılan sütten bir miktar şişeye doldurur ve onları doyururduk. Ertesi gün sürü gelince bütün kuzular ananlarına doğru koşarken, bizim doyurduğumuz kuzular bize doğru koşardı.

"Okuma yazma bilmeyen anam 1988 yılında Polis akademisini bitirince bana, "Bak oğul, hani köyde koyunlarımız vardı ve bazılarının anası öldüğü için onları beslerdiniz. Şimdi göreve başlıyorsun, kimsesiz kuzulara sahip çıktığın gibi, kimsesiz çocuklara, anası babası hayattayken öksüz hayatı yaşayan çocuklara biraz daha sahip çık, başlarını okşa ve onları hayata kazandır. Eğer bu kimsesiz kuzulara sahip çıkarsan sana hakkımı helal ediyorum. Aksi davranışlarında sana hakkımı helal etmiyorum." Dedi.

"Bu nasihat benim hayat ve meslek ilkem oldu. Emniyet Teşkilatında göreve başladıktan bir süre sonra Karakol, Asayiş, Terör, kaçakçılık gibi birimlerde çalıştım. Çalıştığım birimlerde tanışan, yani suçla tanışan gençleri görünce çalıştığım ve yaşadığım yerleri Erciyes dağının zirvesi gibi düşündüm. Dağın yamaçları buzlanmıştı. Yürümeye çalışan bazı gençlerin ayakkabıları ve elbiseleri burada yürümeye elverişli değildi dolaysıyla buzlu yamaçlarda tutunamayarak aşağıdaki uçuruma doğru büyük bir hızla kaymalarına şahit oldum. Yükseklik korkum vardı ve aşağıya doğru bakamıyordum. Buzlanmadan doğru ayağı kayan gençler, hızla aşağı doğru sürüklenirken hemen hepsinin ellerinin yukarıya doğru kaldırdıklarını ve dua ederken bir vaziyette tutunacak bir el, bir dal aradıklarını gördüm.

"Ayağı kaymaya başlamış pek çok gence elimi uzattım. Elim yağlı gibiydi ve uçurumun dibinde bu gençlere birileri aşağıya çekiyordu. Kimler çekiyor diye aşağı doğru baktığımda terör, fuhuş, madde örgütlerini ve organize çetelerini gördüm. Aşağıya doğru hızla sürüklenen bir çok gence elimi uzattığımda elimi tutamadılar, bazıları da ellerimi tutmalarına rağmen elimin ıslaklığından dolayı (İnsan Psikoloji, Davranış Biçimleri, Beden Dili ve daha bir çok konudaki eksikliklerinden dolayı) aşağıya uçtular. Çok azını tutup yukarıya çekebildim.

"Meslek hayatımda yaklaşık 12 bin civarında suçla tanışmış veya risk altındaki genç ve aileleriyle görüşmeler yaptım. Evlerine, okullarına ve mahallerine gittim. Tüm bu görüşmelerimle ilgili küçük notlar aldım.

"Bu ülkede her birey bir tane sahipsiz kuzuya sahip çıksa, meslek ve özgüven kazandırsa, burs temin etse, yurt vs. bulsa canlı bombalar, kapkaççılar, teröristler, hırsızlar, katiller, trafik canavarları olur mu dersiniz?

"Başta rahmetli Anam olmak üzere aile fertlerim, hocalarım ve meslek büyüklerimin katkıları ile hayata bakış açılarım değiştikçe, öğrenmeyi bir yaşam modeli haline getirip bilgi birikimim arttıkça, uçurumdan yukarı çektiğim genç sayısı artmaya başladı.

"Ailemde, çevremde ve daha pek çok kimsenin bilgi birikimleri ve deneyimlerinin yeterince paylaşılmadan kendilerinde kaldığını gördüm. Hayata veda ederken bu insanlar tüm birikimleri ile beraber gitmekte, çok önemli birikim ve deneyimler yok olmaktadır. Ticarette, sanatta, sporda, yöneticilikte, hukukta ve daha birçok meslek alanında bu deneyimlerden yararlanamıyoruz. Bu ve bundan sonraki kitaplarla yaptığım gözlemlerin sadece bende kalmasına izin vermeyerek sizlerle paylaşmak istedim.

"Hayat yolculuğunda hep beraber kazanmak için benimle bir yolculuğa var mısınız?"

Bu soruyu sorduktan sonra okurun nasıl bir tavır içinde olmasını istediğini anlayabiliyoruz:

Bu kitabı okumaya başlarken bir dostunuzla sohbet ediyormuş gibi düşünerek başlayın lütfen. Kitabı okuma süresince ve sonrasında birlikte bir hayat yolculuğu yapalım.

Peki, kitap kimler için?

Onun da yanıtını önsözün girişinde alıyoruz.

Sevgili gençler bu kitap size. Sevgili anne babalar bu kitap çocuğunuza. Sevgili öğretmenlerim bu kitap sizin sınıfınızdaki öğrencilerinize, yani gerçek evlatlarınıza. Sevgili polisler, avukatlar, hekimler, sosyal hizmet uzmanları, antrenörler, sporcular, çiftçiler, veterinerler ve tüm meslek mensupları; bu kitap sizlere.

Türkiye'nin inan manzaralarını bilmenin önemli olduğunu düşünen insanlarımız için bu kitap bir hazine. Ben okurken sürekli notlar aldım ve her okuduğum olay ve gözlem üstüne durup düşündüm. Bu kitabın sizi de etkileyeceğini düşünüyorum.

Yazar: Hasan Yılmaz

Doğan Cüceloğlu (04/06/2006)

Bize Neler Oluyor?
Doğan Cüceloğlu Resmi Web Sitesi © 2005-2016
YASAL UYARI: Bu site 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan her türlü içerik, ilgili sayfamıza link vermek koşulu ile yayınlanabilir. Aksi durumlarda yasal hakkımız saklıdır.