Bilimsel Veya Dini Kaynak Kullanımı Sorusuna Yorumlar. | Doğan Cüceloğlu

Bilimsel Veya Dini Kaynak Kullanımı Sorusuna Yorumlar.

Sizlerden büyük ilgi gören, Dini veya Bilimsel kaynak kullanımı konusunda fikrinizi soran anketimizin tüm cevaplarını bu yazıda bulabilirsiniz. Cevaplar elimize son ulaşandan ilk ulaşana doğru sıralanmıştır. Zaman ve emek ayırarak yorumunu gönderen herkese teşekkürler.

Soru: Değerli Okurlarım, Türkiye'nin değişik yerlerinde yaptığım konuşmalardan sonra pek sık olmasa da ara sıra şu tür ifadelerle karşılaşmaktayım: "Sizin bir psikolog olarak söylediğiniz şeylerin çoğu Kuran da ve Hadislerde yer almaktadır. Niçin bu kutsal kaynakları kullanmıyorsunuz?" Geçenlerde bir kentimizde öğretmenlere yaptığım konuşmadan sonra o kentin üniversitesindeki İlahiyat Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan biri bu görüşü dile getirdi. Aynı toplantıda bulunan başı örtülü bir bayan el kaldırdı ve, "Ben bu öğretim üyesi ile aynı sınıftaydım; ben de ilahiyat mezunuyum, ama onun gibi düşünmüyorum," dedi ve şöyle devam etti: "Bu ülkede şimdiye kadar din adamları, ilahiyatçılar çok konuştu, ama bilimsel yönden sorunları halkın diliyle anlatan pek çıkmadı. Siz onu yapıyorsunuz; lütfen dini kaynaklar göstermenizi isteyen tekliflere itibar etmeyin. Siz bir bilim adamı olarak yazmaya ve konuşmaya devam edin!"

Sizlerin bu konudaki düşüncenizi öğrenmek istiyorum. Lütfen aşağıda düşüncenizi belirtin:

a- Sizin Kuran ve Hadisi kaynak olarak kullanmanızı öneriyorum; çünkü

 b- Bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmamanızı öneriyorum; çünkü

Cevap: Hocam gerçek olan bir şey vardır ki kur an ve hadisin insanları doyuracağını yeterli buluyorum fakat insanın bazı aklında oluşan şüphelerini ortadan kaldırması için bilimsel kaynakların da kullanılmasının taraftarıyım kısacası hem a hem b Cevap: Sizin Kuran ve Hadisi kaynak olarak kullanmanızı öneriyorum;Cevap: Bence bilimsellik ön planda olmalı zaten dini açıklamaları fazlasıyla yapıyorlar ve bunu abartan bir Ak parti hükümeti. Bence şu an sizin sayfanızda olmamın sebebi bu olmalı. Cevap yazarsanız daha ilgili olacağım emin olun. Cevap: a şıkkı zaten farkında olarak veya olmayarak çoğu zaman yapıyorsunuz zaten kuran ve hadisler ilmin geleceği en son noktayı çizmiş. Nasıl mı yemek yeme konusunda ki hadislere bakın ben size bir örnek vereyim, hadise göre meyve yemekten önce yenmeli sağlık açısından ne kadar kıymetli olduğuna siz karar verin buyurun bir tane daha vereyim hadise göre midenin en fazla 1/3 yemekle doldurulmalı zihnin etkili çalışmasında ne kadar önemli olduğuna siz karar verin ama bizim insanımız için bir şeyin değerli olması için Avrupa kaynaklı olması gerekiyor. Tabi sizin gibi bilim adamları araştırmaları ile bunları destekleyen sonuçlar buldukça bir nebze insanımıza da kendi değerlerine sahip çıkmayı öğretirsininiz ve 'zaman ihtiyarlandıkça kuran gençleşir' hadisi biraz daha perçinleşir Cevap: A-şıkkı diyerek yorumuma başlamak istiyorum. Ben bir imam hatip lisesi mezunuyum. Mış gibi yaşamlar adlı kitabınızı yeni bitirdim. Kitabınızı okurken bende hep bunu düşündüm. Bunu size iletmek istedim. Sayfanıza girdiğimde ayın sorusuyla karşılaştım ve çok şaşırdım. Dinimizin 'siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş sayılmazsınız' okudum ve öğrendim. İnsan ilişkilerinin temelinde sevginin yattığını öğrettiler. Bu da sizinle aynı şeyleri söylediğini gösteriyor. Size kuran ve hadis kaynaklarından yararlanmayın diyen arkadaşımızın bu zamana kadar çıkan hocalardan bezdiğini düşünüyorum. Sizin araştırmacı bir kişi olduğunuzu bildiğim için söylüyorum ki; doğru kaynaklara doğru bir şekilde ulaştığınızda kuranında sizinle aynı doğrultuda olduğunu göreceksiniz. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Sevgilerimle. . . Cevap: Ne yardan ne serden hocam!! Siz psikolog yazarsınız hocam her iki materyal de sizin kullanım alanınızda olursa bir zararı olmayacağını düşünmüyorum. Bilim adamı demek de ahirevi düşünce sistemlerini ve inanışlarını ret etmek manasına gelmez hocam. Teşekkür ederiz bu imkanı bizlere verdiğiniz için. Cevap: Sayın hocam geçenlerde TRT 2 de Psikiyatr Mansur Beyazuyürek ile ismi aklımda kalmamış ama din psikolojisi alanında öğretim görevlisi olduğunu öğrendiğim bir hanım ve program yapımcısı sanırım felsefeci/akademisyen bir bey arasında çok güzel bir söyleşiye tanık oldum. Ancak, din psikolojisi alanında uzman olan hanımın psikolojinin dinsel açılımında, sadece islamı temel alan söylemi beni onun bilimsellik yönü hakkında şüpheye düşürdü. Görüşleri çok güzel ve doğruydu. Din psikolojisi adı altında sadece islamı referans alması, benim gözümde bilimselliğine gölge düşürdü. Daha çok insana yakın gözükmek ve ulaşmak için dini argümanları kullanabilirsiniz. ayet kazı öldürmeyi göze alabiliyorsanız. Naçizane görüşümü saygılarımla iletirim. Cevap: b- Bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmamanızı öneriyorum; çünkü bu aslında güzel bir fikir gibi görünse de geçtiğimiz hassas dönem nedeni ile yanlış anlaşılma ve verilen mesajların çarpıtılarak tekrar önümüze konması çok mümkün. Siz bir bilim adamı olarak bilimi referans göstermelisiniz. Diğer ilişkileri kurmak sizin göreviniz olmamalı. Saygılarımla, Cevap: hocam savaşçı kitabınızla ilgili ilahiyat 2. Sınıfta iken bir çalışma yaptım şu an din sosyolojisinde yüksek yapıyorum korku ve sevgi kavramlarının kuran da geçme meselesi aklımda kalan eksik bir ifade yer almıştı kitabınızda her yönden incelemiştim o zamanlar ben size güvenilir bir şekilde nerden ve nasıl kullanılacağının tespitiyle kullanmanızdan memnun olurum. Din sosyolojisi, din psikolojisi alanları bunu dini ve bilimsel kaynaklı yapmakta.Haa bu din bilim ilişkisi tartışmasından etkilenir mi ayrım var mıdır vs. neden insanın tek yönlü anlaşılmayacağını bilip din gibi varlığı(insan dünya hayat)bunun dışında tutalım bu da sekülerlik laiklik tarafı mıdır bence insan anlaşılmaya anlamaya muhtaçsa samimiyetle insanın iyiliği için uğraşıyorsak yüreğinizde tüm insanlara yer açmışsanız hepimizin insanlığına ve fıtratın teşekkülüne bende az onda çokta olsa değinmelisiniz yapılacak olan tüm güzel ve iyi çalışmalarda başarılar hepimize saygılar Cevap: Kuran'ı ve bilimsel kaynakları kullanmanızı tercih ederim ama seçim sizinCevap: Benim görüşüm A şıkkı çünkü kuran-ı kerim yüce kitabımız insan hareketlerini ve ruhsal durumu da çok güzel açıklıyor bundan yola çıkarak sızın gibi başarılı psikologlar da bunu eğer güzel bir şekilde yaparsa daha faydalı ve verimli olur düşüncesindeyim.TeşekkürlerCevap: ne bilimden yoksun bir dinden nede dinden yoksun bir bilimden bahsedebiliriz. Din ve bilim hep aynı yere çıkar. Ben sizin konuları ele alış biçiminizi çok beğeniyorum ve seviyorum. Bu iki seçeneğin bana aslında tek bir seçeneği ifade ettiğini söylemek isterim. İyi çalışmalar. Cevap: b-Bilimsel kaynakların dışında başka kaynak kullanmanızı istemiyorum. Çünkü bilimsel veriler her zaman kanıtlanmış doğrulardır. Şüpheye ve yoruma yol açmaz. Kuran'ın aynı ayetini yorumlayan iki kişi farklı yorum yapabilmektedir. Ayrıca din her zaman istismar edilebilir. Cevap: sizin içimizdeki çocuk kitabı yaşamıma ışık tuttu ve sonrasında da pek çok kitabınızı okudum. Yaşamımla ilgili pek çok gerçeğe bilimsel verilere dayalı bilgilerin ışığında ulaştım. Din insanların kaos ortamı oluşmadan insanca dostça adaletle yaşaması için var. Din de bilim de insanlığa hizmet için var ve kesişme noktaları toplumun huzuru ve refahı için var. Ama din adamları dini korku temelinde vermeye çalıştıkları için dini yanlış tefsir ettikleri için din adı altında yanlışlar yaşandı ve de yaşanıyor. Siz bilimi asla terk etmeyin. Sizi ve Üstün Dökmen hocayı çok seviyor ve kitaplarınız sayesinde Çalıştığım Öss Hazırlık Dershanesinde Çok Başarılı Olduğum İçin Size Minnet Ve Şükranlarımı İnanmış Kul Olduğum İçin İfade Edebilme Mutluluğundayım Cevap: (a) yanıtını etik buluyorum. Çünkü inançlı bir Müslüman'ım. Bu nedenle Kuran'ın kaynak gösterilmesi doğrularımla örtüşür. Ama sizin hedef kitleniz geniş. Herkes inançlı olmak zorunda değil sadece doğruyu ve farkında olmadıklarımızı gösteriyorsunuz. Aslında üstü kapalı dini temalar buluyorum yazılarınızda. Emeğinize her şekilde saygı duyuyorumCevap: Bence bu soruya bizim yanıt verme yetkimiz yok. Bu tamamen sizin amacınıza bağlı. Eğer daha geniş bir kitlenin size inanmasını hedefliyorsanız dini yönü kullanırsınız. Ama 'benim amacım doğruyu ifade etmek herkes kendi bilgi,kültür ve tecrübesi seviyesinde değerlendirir,alacağını alır' diyorsanız üslubunuzu değiştirmezsiniz. Sizin insanların size inanmadığı ya da inanması gerektiği gibi bir iddianız var mı?Cevap: b) çünkü siz bir bilim adamısınız. Din bana göre insanları birleştiren değil bölen bir unsur . Alevi Sünni şafi gibi aynı inançtan insanları bile birbirlerine zaman zaman düşman eden bir unsur. Sizinde her zaman belirttiğiniz gibi önemli olan insan olmak iyi insan olmak . Ayrıca bazı çevrelerin bunu kullanacağı fikrine de katılıyorum. Siz uluslararası bir değersiniz. Dinlerde birbiriyle çelişen kavramlar bilimsel yaklaşımınızla çelişmez mi? Ben bir okuyucunuz olarak sizin bilisel yaklaşımınızı insani yaklaşımınızı okumak istiyorum. Saygılarımla Cevap: a)çünkü;sizin söyledikleriniz kuran da zaten geçiyorsa okumuş veya dinlemiş bunun sonucunda etkilenmiş ve yararlanmış olabilirsiniz anlamına geliyor. Ve sizi takip ettiğim kadarıyla örneklerinizde,anlatımınızda eleştirilecek bir durum yok. Aman sakın elleme, kaynak kullanma demek doğru değil bence. Dinleyicilere,okuyuculara,yararlı bilgiler sunmanıza Kuran'ın yardımı olacaksa neden olmasın? Bahsettiğimiz öcü değil, bizim kutsal kitabımız Cevap: sizin kuran ve hadisi kaynak olarak kullanmanızı öneriyorum. Çünkü siz bu ülkedeki kitap okuyan ve bilgiye aç insanların sevdiği bir yazar olduğunuz için. Sizin yazdıklarınız mantıklı ve akla yatkın konular ve söylemler olduğu için bunu kuran gibi kutsal kitaplardaki bilgilerle birleştirirseniz doyum olmaz bir eser ortaya çıkar bana göre. Ben18 yaşında üniversitede okuyan sizin kitaplarınızı da severek okuyan bir okurum beklediğim ve okumak için can attığım bir eser olurdu bilim ve dinin birleştiği bir kitap umarım düşüncelerimi paylaşa bilmiş ve isteklerimi anlatabilmişimdir. En kısa zamanda yeni kitaplarınızı okumak için can atıyorum. İyi günlerCevap: ben b seçeneğini tercih ediyorum.Türkiye'de, insanların ,eğitimli ,eğitimsiz neden din kavramına sarıldıklarını bence keşfetmişsiniz. Bu keşfi bizlerle paylaştığınızda da ,benim gözümden bir perde kalktı ve bu konuda etrafı daha net görmeye başladım. Doğru,halkın inandığı değerler, dinden başka hiçbir yer de yok. Ben sizin sayenizde bilimsel olarak ulaştım temel değerlerin kaynağına, anlam arayışındaki insanlarda bakıyorlar dinde bu değerler var, ve din yolundan gidiyorlar. Bulamıyor çünkü başka yerde. Ben anlam arayışına başladığımda, sizin içimizdeki çocuk kitabınızı keşfetmiştim. Yaşım 23, bir arkadaşım da aynı yaşta ve aynı durumdayız, Yaşar Nuri Öztürk okuyor, başına hemen türbanı da taktı. Yıl 96 bir baktım kitaba, sizin yazdıklarınızla aynı şeyleri savunuyor. Anlam verememiştim. Ona da söylemiştim ben de aynı yoldayım ama, bilimsel yoldan gidiyorum. Benim yapım bu,sonrada bu insanların, bu yaşam amaçlarına uygun siyasi tercihleri geliyor. Ve neden AKP sorusunun yanıtı da ortaya çıkıyor. Selam ve saygılar. Cevap: sadece Kuran'ı değil dinler tarihinde ve kutsal kitaplardaki bilgilerin yerine göre eklenmesi güzel ve daha ikna edici olur temeli bilimle kurarak, Cevap: Bence nasıl uygun buluyorsanız öyle yazın. Kitaplarınızı ve üslubunuzu beğeniyorum. Din kitaplarında bu tür açıklamaları bulabilirler isteyenler,dindar bir insanım ama psikolojik ve felsefi yaklaşımlarda önemli bunları okumalıyız bence olaylara ve insanlara bakış açımız değişmeli Cevap: a-çünkü insan kendini her alanda geliştirmelidir. Ben her türlü kitapları okuyorum. Sizin kitaplarınızda buna dahil. Bence kuran ve hadisleri de kaynak olarak alırsanız daha değişik bir çalışma olur. Cevap: Doğan bey böyle bir anket düzenlemiş olmanız beni şaşırttı ve birazda kızdırdı. Sizin kitaplarınızı okuyup yaşamımı sorgulayan ve yeni davranışlar kazanma çabasında olan emekli ilkokul öğretmeniyim. Psikoloji biliminin ışığında bilgi birikiminizden çok olumlu etkilenmiştim. Benim tanrıma giden yol insana ulaşmak için insanın gönlünden geçer. Ben bu yolda herhangi bir din uygulamasını ve örneğini kimseden öğrenmek istemiyorum. Ama psikoloji biliminin ışığında daha öğreneceğim ve yaşama geçirme çabasında olabileceğim düşüncesindeyim. ÜzüldümCevap: b sıkkını tercih ediyorum çünkü insanların gerçekleri görme zamanı geldi de geçiyor bileCevap: ben bilimsel kaynakları kullanmanızı öneriyorum. Çünkü bizim ülkemizde dini konular istismar ediliyor. Bu istismara sizin bilimsel bulgularınız alet edilmesin. Cevap: b bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmamanızı öneriyorum. Çünkü dogmatik düşüncelerle insan ilişkileri sağlıklı şekillendirilemez. Cevap: selam doğan hocam. Ben ........ ......... Din dersi öğretmeniyim. Öğrenci iken Leo Buscaglia ve sizin kitaplarınızı çok okurduk. Evet anlattığınız şeyler dinin öğretileri ile örtüşüyor. Ancak bunu bir din adamı değil de bilim adamı sıfatı ile anlattığımızda etkili oluyor, yani anlattıklarınızı dinin öğretileri ile süslerseniz çok daha hoş olabilir. Anlatma tamamen insanların karşısındakini ikna etmesi, doğruları uygun sözcükleri seçerek anlatması ile olabiliyor. Bu noktada din adamı belki biraz yetersiz kalabilir. Bu konuda çok şey söylenebilir, yazma ile olmuyor,konuşmak lazım. Cevap: Bu kolayca cevaplandırılacak bir soru olmamasına rağmen Kuran ve hadislerden yararlanmanın bir sakıncası olmamasıyla birlikte bunun ilmini tahsil edenlerce yapılması gerektiğini aksi taktirde bir çok problemin çıkabileceğini düşünüyorum. Yapılan çalışmaların bu anlamda da daha yararlı olacağına inandığımdan 2. Şık üzerinde ağırlık verilmeye devam edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çalışmalarınızda başarılar dilerimCevap: ben Elazığ'dan ....... bahsettiğiniz seminer Elazığ'daki seminer herhalde çünkü ben de gelmiştim. Bence de Kuran'dan yararlanmanız gerekir çünkü Müslüman bir ülkede yaşıyoruz Cevap: Sayın Hocam, Kuran ve peygamber sözlerini kaynak göstermeyi deneyin. Laiklerin saldırısını görünce Türkiye'de Müslüman olmanın ne demek olduğunu anlarsınız. Ama İncil'i kullanın, boş verin madalya da alırsınız. Kolay gelsin. Cevap: Merhaba... Ben bir ilahiyat uzmanı değilim, bilim adamı da değilim. Fakat 38 yıllık yaşam yolculuğum beni öyle bir noktaya getirdi ki din ile bilimin ne kadar iç içe olduğunu, birbirinden ayrılmaması gerektiğini anladım. Çünkü hangi din olursa olsun hepsinin özünde sevgi bulunmakta. Spiritüel bir yaklaşımla, sevgi, inanç ve güven bazında,din ve psikoloji bilimi öyle iç içe ki... Yeter ki dinsel bakış açımızı sevgi yönünden saptırmayalım. Çünkü her ikisi de insanın mutluluğu için çalışıyor. HoşçakalınCevap: "Dinsiz bilim topal, bilimsiz din kördür"Cevap: Bu soru ve teklifin sahibi olarak, kastım Kur'an ve Hadisi kaynak göstermeniz değildi. Sadece söylemek istediğim; moral ve kültürel değerlerimizi iyi tahlil edebildiğimizde ortak neticeler alabileceğimiz, şeklindeki düşüncemin sizlerle paylaşılması idi. Talihsiz olarak, hak verilmediği halde konuşan ve mezuniyet yıllığıma tekrar bakmama rağmen hatırlayamadığım arkadaşım, kastedileni anlamadan, konuyu başka mecraya çekti. Zaten siz de bu duruma tepkiyi salonun boşalmasından fark ettiniz sanırım. Benim kastım sadece, "Kuran'da İnsan Tipleri ve Davranışları" konusundaki kitabımın oluşumu noktasında incelediğim kaynaklarda "Aklın yolu birdir" atasözümüzü doğrularcasına, bizim fıtrat ve sünnetullah dediğimiz ana prensiplerin, bilimsel veri, moral değerler ve dini referanslar ile örtüştüğü şeklinde bir yaklaşımdı. Bu durumu Aborjinleri anlatan "Bir Çift Yürek" kitabında da net bir şekilde görmek mümkündür. İlginiz ve konuyu forum ortamına taşımanızdan dolayı teşekkür ediyorum. Yalnız; a- ve b- şıklı yönlendirme soruları, Kur'an ve Hadis'in bilimsel olup olamayacağı noktasında bir yargı olup olmadığıyla ilgili bir şüpheye kapılmama sebep oldu. Paylaşırsanız aydınlanırız. Verimli neticelerin alınması temennisiyle... Cevap: Sizin Kuran ve Hadisi kaynak olarak kullanmanızı öneriyorum; çünkü insanlar Kur'an ve hadisi çağdışı, insanlığı geriye götürecek, ne kadar saklarsak, yok sayarsak o kadar modern olunacak zannediyorlar. Sizin gibi bilimsel temellere dayanarak söylemlerini gerçekleştiren bir bilim adamının vardığı sonuçların Kur'an ve hadislerle çelişmediğini de göstermesini isterim. Eminim ki dinin doğru anlaşılmasında din adamlarından daha etkili olacaksınız. Cevap: bilimsel kaynak kullanımı tabii ki önemlidir. Ben hayatı ve kendimi öğrenmenin teoride kalmamasından yanayım. İnsanın yaşama cesareti olmalı ki okuduğunu da yorumlayabilsin. Ahlaki bilgileri din kitapları yerine Montaigne'nin denemelerini okuyarak başladım ve tabi ki duygularımı açık yaşama cesaretim oldu ve kendime sual sormayı da öğrendim. Herkes yapabilir mi hocam? Cevap: kur'anı kerim-i kaynak olarak kullanmanızı istiyorum çünkü şimdiki gençler Kur'an'ın aslında ne kadar bilimsel bir ilahi kitap olduğunun farkında değiller. Bu şekilde hem dine olan saygı artarken hem de psikolojinin önemi artacaktır. Teşekkür ederimCevap: Kuran ve hadisi kaynak olarak kullanmanızı öneriyorum. Çünkü, biz millet olarak dinimizin hayatımızda ne kadar değerli ve önemli olduğunu kavrayabilmiş değiliz. Din insanlığın arka bahçesidir. Biz bu bahçeyi keşfettiğimiz zaman gerçek mutluluğa ulaşırız. Allah'ın varlığını her zaman kalbinde duyan bir insan kolaylıkla sıkıntıya düşmez. Kendi iç dünyasının ve yaşadığı alemin devamlı olarak farkındadır. Ve böylece bilinçaltında gerçekleşen birçok tahribatın farkına varır. Kendisiyle barışık olma noktasında önemli bir adımdır din. Bu nedenlerle tarihten bu yana kendi dinini farkına varmadan aşağılayan milletimiz Kuranın derin ve eşsiz güzellikleri arasında kaybolarak kişisel bütünlüğe ulaşabilir. Mesela La İlahe İllallah sözcüklerinin ağzından çıktıktan sonra gökyüzünde asılı kaldığını ve bunu söyleyen insan için Allah'ın rahmetinin üzerinde olduğunu bilmek bir insan için sanırım eşsiz güzellikte bir rahatlama alanıdır. Mevlana ben bu dünyada bir şey değilim ben hiçim derken insanın kendi özünde ne mükemmel bir varlık olduğunu ve Allah' a bağlılığın bu mükemmelliğin özü olduğunu en iyi şekilde açıklar. Bu nedenlerle bilimsel açıklamalar yanında Kuran ve Hadislere dayanmak hem açıklamalarınıza eşsiz güzellik katar hem de insanlarımızın değerlerine ve dinlerine sahip çıkmaları yönünden önemli bir adım olur kanaatindeyim Cevap: sizin Kuran ve Hadisi kaynak olarak kullanmamanızı öneriyorum çünkü siz bir bilim adamı olarak insanı aydınlatmada yapmanız gerekeni fazlasıyla yapıyorsunuz. Zaten aklı ve mantığı olan insanlar bunu görüyorlardır . Görmek istemeyenler ise onların tercihidir. Her beyinden düşünce çıkar. Önemli olan onun düşüncelerin gerçekliği ve doğruluğudur. Hocam yaşamınızı bilime vermiş bir insansınız. Biz ailece sizi kitaplarınızı yakından takip ediyor ve bizim için önemli bir yol göstericisiniz. Ergenliğe yeni girmiş bir oğlumuz ve 5 yaşında bir kızımız var. Aile içi iletişimiz çok güzel ve saygılı... Kalkıp da Kuran veya hadislerde örnek verin demek bana göre çok yanlış. Bu düşünceye katılmıyorum. Sadece bizleri doğru bir şekilde aydınlattığınız için kaleminize yüreğinize beyninize sağlık. İyi ki varsınız hocam Cevap: a-çünkü;akıl ile din birbirine zıt unsurlar değildir. Kuranın olmasını istediği düzey de akleden, fikreden, zikreden, ilim eden insanlar değil midir? Referans olarak gösterilmesinde bilime aykırılık ne olabilir?Cevap: (a şıkkı üzerine konuşacağım) selamlar. Sayın Cüceloğlu,çok önemli bir konuda yorum yapmamızı istemişsiniz. Böyle bir açılımı sağladığınız için çok teşekkürler. Benimde acizane bu konuda bir iki kelamım var. Türkiye'de birçok kesime hitap eden kitaplarınızla hakiki bir hizmette bulunuyorsunuz. Ne güzel. Ve bunu bilim adamı sıfatını kullanarak yapıyorsunuz. En azından biz sizi değerli bir bilim adamı olarak biliyoruz. Evet Türkiye'de halk ile entelektüelin, aydının, akademisyenin, ilahiyatçının fark etmez bir bütünleşme sorunu var. Açıkçası bu sadece din adamlarının sorunu değil. Geniş halk yığınlarına hitab edecek kaç bilim adamı/uzmanı tanıyoruz Allah aşkına. Kaç kişi bilimsellik adına bir şeyler biliyor.Yine kendi aramızda kendi halimizde belli bir kesim tartışıp, okuyup durur. Fazla öteye gidilmez. Şimdi Allah aşkına bir ilahiyatçının böyle talihsiz bir beyanatı neyi açıklar bize. İlahiyat ne vermeli insana. Daha özelde din adamları hangi eksikliği yaşıyorlar ki bir çözüm üretemiyorlar bu sorunlara. Ya da Türkiye çapında kaç elle tutulur din adamı tanıyoruz ki yaramıza merhem olsun. Arayan buluyor orası ayrı mesele. Peki modern çağın en hit fenomeni psikoloji niye bu kadar rağbet görüyor. Bir sebep düşünmemiz illaki gerekiyor. Ve birçok sorununda ortaya çıkacağı aşikar. Yani bu sorunun cevabı bir tek değil. (aslında bana kalırsa tek ve çok basit) Ben bu konuyu uzun uzadıya açıklamadan neden Kur'an ve Hadisin kaynak gösterilmesi gerektiği üzerine konuşmak istiyorum. Malumunuz üzere biz bir şeyleri öğrenme aşamasında hep geçmişe doğru yol alırız. Ya da model olmadan bir çözüm üretemeyiz. Hiçbir şey hudayinabit değil. Bilim de değil. Bilim, kaynakları tararken bir şeye dayanmıyor mu yada birçok şeye dayanmıyor mu? Ya da şöyle soralım bilim genel geçer gerçeklik alanı mı? Böyle olmadığını daha kaçıncı kanıt gösterecek bize. Bilim dediğimiz şeyin insan eliyle olduğunu bilmiyor muyuz ve insanın hata yapma eğiliminde olduğunu ya da insan benliğinin üretim kapasitesinin ne kadar olduğunu bilmiyor muyuz? Metafiziğin bir gerçeklik olduğunu artık kim inkar ediyor. Post modern çağa niçin geçildi? Metafizik, bir gerçeklikse ve artık aşkın olana rağbet artarken hep fiziğin katı duruşunu öncelemek eskimiş pörsümüş bilim anlayışıyla ilerlemek bilimsellik iddiasıyla ilerleyen hangi bilim adamına ne kazandırdı? Evet metafizik bir gerçeklikse inkarı mümkün olmayan bir gerçeklikse ve psikoloji de bir anlamda insan metafiziğine vurgu yapıyorsa orayı doyurmaya yönelik çalışmalar yapıyorsa, yine metafizik bir olgu olan vahiy ve onun pratiği sünnetin de bu alanda kullanılmasının ne sakıncası var? Bu kesinlikle dini duygu saikıyla vurgulanan bir şey değil. Ben de bilimsel yollarda yürümeye çalışıyorum ve bu iki kavramı tamamen metafizik bağlamıyla ele alıyorum. Çünkü dinin temel iki kaynağı olan bu iki mefhum temelde maddi varlığımızdan bağımsız olan tarafımızı doyurmaya yönelik açılımlar sunar insana. (tabii ki sadece bu alana da hitab etmez din bir yol haritası yaşam anahtarıdır. Dinin ortaya çıkış amacı budur zaten. Birilerini asmak kesmek için ortaya çıkmadı) peki psikoloji hangi tarafımızla ilgileniyor? Aynı alana hitab varsa burada, niye sadece dini kaynak saikıyla uzak kalmanın bir artı değer olduğu zehabına kapılıyoruz. Bunu anlamakta zorlanıyorum. Bahsettiğiniz çoğu konunun Kuran ve hadislerde geçiyor olması şaşılacak bir durum değil. Aksine şaşılması şaşılacak bir durum. Çünkü insan benliğini, fıtratını zaten Bilen bildiği için çözüm önerilerini de gönderiyor. Derdi verenin dermanı vermesi gibi bir şey bu ve konuya bir de ahlak boyutuyla bakarsanız -ki din ahlaklı yaşam pratiğidir- ahlak evrensel bir olgudur. Evrenselliği temelde hiç değişmemesinden, insanın esas kurtuluş biçimi oluşundandır. Ahlakı öncelemeyen ya da uygulama pratiği olarak almayan hiçbir ilahi/beşeri din yoktur. Varlık kaynağı nerdeyse budur. Psikoloji ahlaksız bir bilim dalı mı? Üstadım sizin alanınıza girmek saygısızlık küstahlık olur. Bu işin ehli sizsiniz. Ahlak çözmüyor mu problemleri yani en azından insan alt benliği ahlaki öğretilerle benlik olarak açığa çıkarmıyor mu?Alt benliğe takılıp kalınca çıkmıyor mu problemler? Sizde beni bu konuda aydınlatın. Ahlaksal öğretiyi hangi kaynak içeriyorsa o kaynak kullanılmalı ve bu anlamda ben bu iki kaynağın kaynak kitap olarak kullanılmamasını bir eksiklik olarak görüyorum. Çünkü kaynakları biz şu dinin ana kitabı bu dinin vs. diye ayırarak kaynak aramaya kalkarsak o zaman kadim modern felsefenin öncülerinin de bir ideoloji önderleri olarak algılandıklarını ve yolundan gidenlerin hep aynı argümanları geliştirerek bu geleneği devam ettirdiklerini geçmişe atıfta bulunduklarını bilmiyoruz. . (Kaldı ki şu yaşam sanatı bilmem ne sanatı diye harıl harıl Türkçe'ye çevrilen cicili bicili! Kitapların İncil referanslı olduğu gerçeğini nereye koyacağız) Bu kaynakları da bir ideoloji kitabı olarak görmemiz, kabul edilemez görmemiz gerekiyor. Kaldı ki o çok gözümüzde büyüttüğümüz felsefe geleneği de abartıldığı kadar çözüm getirmiyor bize. Hep beraber içimize kapanalım o zaman. Ne gerek var ki derin araştırmalara! Bunlar çoktandır geçerliliğini yitirmiş çözümsüzlük önerileridir. Batıya atıfta bulunmak istemezdim ama Batılı bilim adamları hakikaten bilime inana bilim adamları bu işi çözdüler. Kaynakları dini/dindışı olarak ayırmak yerine bunun bir zenginlik olduğunu görerek ve insan benliğinin özde aynı olduğunu her defasında görmenin o şaşırtıcı huzurunu hissederek bilime katkıda bulunmak en başta bilime olan inancımızın bir göstergesidir. Hatta bu işi çok fazlasıyla irdelemiş kadim tasavvuf geleneğinin hakiki önderlerine de bakmak onları da kaynak göstermek hiç fena olmaz. Genelde felsefe /tasavvuf geleneği içinde İbni Sina'nın Ölümden kurtuluş felsefesi Muhasibi'nin er-Riayesi psikoloji adına ne dehşet şeyler ihtiva eder bunları görmek icap eder. Ne zaman kurtuluruz şu kompleksten,şu ezilmişlikten bilinmez ama asıl cevher bizim köklerimizde. İnkar edip dursak ta kaçsak ta her defasında yalın bir tokat gibi yüzümüze çarpan geçmişimizde. (ben bu kompleksi nasıl yeneceğimizi de biliyorum. Modern zamanların bilim anlayışını terk ederek. İnsanı merkeze alan, özelde/esasında sadece insan egosunun tatminini önceleyen hedonist bilim anlayışını terk ederek. Artık yeni şeyler söylemek lazım. Ya da !!''O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz''. Cevap: Tabi ki A. Bilim insana hizmet etmek isteyen İNSANLARIN UĞRAŞIDIR ama kuran ve sünnet, insana hizmet eden ALLAH'IN LUTFUDUR. Bilim yanılır ALLAH yada başkalarınca TANRI yanılmaz. Ulaşmak istediğiniz kitle kurana güvenemiyorsa bilime güveni zaten yoktur Cevap: Cevap b çünkü siz insani olanı fıtri olanı söylüyorsunuz. İnsani olan aynı zamanda islamidir. İnsanı yaratan da dini (kitabı) gönderen de Allah'tır. İnsanlar saf yaratılışlarını bozmasınlar yeter o zaman hem sizin söyledikleriniz herkes nazarında anlamlı olacak hem de bozulmamış yapılarına dönenler yaratıcılarına yönelmiş olacaklardır. Cevap: a yanıtı çünkü insanı yaratan Allah yarattığını yani insanı bilim adamlarından daha iyi bilir. Bu tıpkı bir bilgisayara benzer bilgisayar bozulsa bilgisayarı tasarlayıp üreten mi iyi yoksa kullana mı? Şüphesiz ki Allah her şeyin en iyisini bilendir. Cevap: CEVAP A: Doğan Bey, Kur'an mucizelerle dolu bir kutsal kitaptır. İçinde bilime aykırı hiç bir şey bulamazsınız. İlk ayeti "oku" dur. Yani Kadın-Erkek ayrım yapmadan herkesi okumaya ilim sahibi olmaya ve bilimsel araştırmalar yapmaya teşvik eder. Kur'an aynı zamanda insan psikolojisini ele alan Allah-İnsan ve İnsan-İnsan ilişkilerini ele alan muazzam bir psikolojik kaynaktır. Bunları görmezden gelmek akla ve mantığa aykırıdır. Batılı bilim adamları ürettiği fikirlerin, icatlarının ya da buluşlarının Kur'an da yer aldığını gördükleri zaman hayretlerini gizleyemiyorlar ve hakikati görerek dinlerini bile değiştiriyor. Bizim ilim-bilim adamlarımız cahiliye dönemindeki insanların yaptığı gibi ne kadar mucize göstersen de inatlarından vazgeçmiyorlar ve biraz da kibirlenerek bu benim özgün düşüncemdir diyorlar. Birilerini bu şekilde kolayca aldatabiliriz. Ama Tanrıyı asla.Cevap: a şıkkı:çünkü kuran ve hadis ilmi hiçbir zaman pozitif ilimle çakışmaz. Bilimsel kaynakların bazısı teori, öneri olabilir. Cevap: Hem a, hem b diyorum. Doğru yorumlandığı sürece İslam (kur'an ve sünnet verileri) ile bilim çakışmaz. Kaldı ki bilimsel kaynaklar ne kadar bilimseldir? Evrim teorisini ispat etmek için ateist bilim adamları tarafından beş kadar sahte ara tür üretilmiştir. Bunlardan kimisi 20-30 yıl literatürde kaldıktan sonra, sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Üstelik işin içine insan psikolojisi girince, aklıma hemen şu ayet geliyor: "(insanı) Yaratan, hiç bilmez mi?" (Mülk, 17) Allah'ın bizzat kendisinin yarattığını çok da iyi bileceğini bir Müslüman reddedebilir mi? Cevap: b- bilimsel kaynaklar dışında başka kaynak kullanmamanızı öneriyorum. (zaten öyle yapıyorsunuz) çünkü; insanoğlunun varolduğu en iyi ilk kaynağı kendi beyni ve bedenidir. Her insan kendi başına bir bilim adamıdır ve bilinçli veya bilinçsiz buluşları vardır. Sadece konulara ve yaşananlara dini açıdan bakanlar birçok şeyi göz ardı etmek sorunda kaldıkları gibi kendi içgüdülerine ve beynin verdiği "yap, hisset, uygula" emirlerine karşı koymaktadırlar kanısındayım. Özgür beyin değişken ve baskılardan uzak beyindir. Gelişme (düşünsel ve yaşamsal)değişiklikle ve uyumla mümkündür. Çok sevdiğim bir atasözü ile sonlandırmak istiyorum. ÖMRÜ BOYUNCA KENDİ KÖYÜNDE YAŞAYAN ADAMA SORMUŞLAR "DÜNYANIN EN GÜZEL YERİ NERESİ" DİYE. Adam cevap vermiş: BENİM KÖYÜM. (başka bir cevap vermesi olası mı?) Değerli eğitimcim; Bilimle ve değişimle tüm güzellikler sizin olsun. SaygılarımlaCevap: "Bütün epistemolojik savların temeli ontolojiktir" diyor Descartes. Yani bilgiye dayalı bütün veriler, çıkarımlar ve iddiaların temelinde metafizik ilkeler vardır. Modern bilim dediğimiz seküler zeminde ayakta durabilen "pozitivizm"in aslında bizzat kendisi kendini dinin yerine ikame etmeye çalışan bir ideolojidir. Kurucusu olan Auguste Comte'un ömrünün son demlerinde "pozitivizm ilmihali"ni yazmış olması da pozitivizmi din gibi bir meta anlatı haline getirme çabası olsa gerektir. Bu arada Modern bilimim şu ana kadar ortaya çıkardığı artıları göz ardı ettiğimiz de sanılmasın. Bu artıların Batı düşüncesinin tarihsel serüveni içerisinde mutlak bir anlamı vardır. Ama Batı düşüncesi dediğimiz şey evrensel bir tecrübenin ürünü değildir. Psikoloji modern bir bilimdir. Amaç insanı modern bilim mantığı içerisinde hem tanımlayıp hem de insan merkezli bu tanım üzerinden onu yorumlamaksa ilahi vahyin bu işlemde kullanılması gerekliliğinden bahsedilmeyebilir. Amaç insanı anlamak, insan varlığını kavramaya çalışmak ise bu anlama eyleminde ilahi vahyin dahli kaçınılmazdır. Saygılarımla. Cevap: psikolojinin konusu insan ve kendine insanı konu olarak belirleyen her disiplinden faydalanma hakkına sahiptir. Bu alanda akademik kimliğe sahip insanların da bu disiplinlerden faydalanması gayet doğaldır. Biyoloji tıp felsefe ve dahi ilahiyat konuyu açığa çıkaracak her materyali değerlendirmeliyiz. Özellikle psikologlar akademik camiaya sunacağınız metnin kriteri bellidir. Özellikle Türkiye'de bilimsel araştırma tekniklerine uygun yazmanız gerekir. Bu tartışılır da tartışılmaz. Ama siz halkla içli dışlı bir akademisyensiniz kitaplarınız konferanslarınız sizden haberdar olamayan insan yoktur. Hangi dünya görüşüne sahip olursa olsun benim için sizin başat kitabınız insan ve davranış herkes için bir kitabınız vardır uzun lafın kısası insanların kalplerini tatmin etmeniz gerekir bunu hadis ve ayetlerle akli bilimsel delililerle yapabilirsiniz burada bu tartışılmıyor muhabbetlerimle Cevap: b- çünkü siz bilim adamısınız, olay ve olguları dogmalarla değil özgür ve bilimsel düşünerek açıklamalısınız. Aksi takdirde mış gibi yaşamlardaki kadına şiddet bölümlerini dine ve Kur'an a dayandırmanız mümkün müdür? Bilim dinle değil din bilimle açıklanmalı yani bilim din olmalıdır. Cevap: Yerine göre(a), yerine göre (b). Ben de size soruyorum Yunus Emre her şirinde ayetlerden damlalar süzülürken sure adını ve numarasını kullanmış mıdır? Yada bir tezi ileri süren kişi bir ayet yada bir görüş ifade ederken kaynak adı, sayfa numarasını,basım yerini ve tarihini eklememiş midir? İşte bu iki şeyi ve arasındaki farkı bilen böyle bir soru sormaz. Birde (b)şıkkında Kur'an ve Hadisin bilimsel olmadığını söylemek büyük bir hatadır. Cevap: Bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmamanızı öneriyorum; çünkü bilime din karışmamasından yanayım bilim de laik nitelikli olmalı bir yerde Cevap: b-kuran ve hadisler insanları doğruya ve güzele yöneltmek içindir yalnız diğer bilimsel kaynaklar da bunlara yardımcı olacaktır bilim ve dinin en büyük amacı ve ortak yönü insanları doğruya yöneltmektir. Cevap: Konuya bitaraf olarak yaklaştım. Ve bence 'b' seçeneğine göre devam etmelisiniz. Siz insanın yaşarken kendisinin farkında olmasına bir anlamda yaşama sanatını güzel icra edebilmesine hizmet ediyorsunuz. İnsanlar bunu sizden öğrenmeyi daha iyi bir insan olmak için tercih etmiyor. En başta kendi hayatı ve sorumlu oldukları kişiler adına tercih ediyorlar. Farklı açılardan düşünmek istiyorlarsa kişiler gerekli araştırmaları zaten yaparlar. Bu yaklaşımlar dinsel açıdan olduğu gibi,felsefi açıdan hatta tarihi açıdan bile olabilir. İnsanları inandırmak adına ilave bir takım unsurlara ihtiyaç olmadığını düşünüyorum. Çünkü bu bilime dair anlatılan her şey akla,gerçeğe uygun aksini yaşamış olanların elde ettiği negatif sonuçlar belli ve hocamızın anlattıkları dinimize uygun olabilir ancak bu durum psikoloji biliminin sadece alt konusu şeklinde değerlendirilebilir. Ve bilimin asıl maksadı din, ahlak mevzularının maksadından daha geniş onları büyük ölçüde içine alan ve onlardan farklı olan bir amaca sahip. Hocamızdan başka misyonlar beklemek bence abeste iştigal. Teşekkür ederim. Cevap: Özür dilerim hocam ben kesin bir ifade ile a yada b seçeneği diyemeyeceğim. A seçeneği dediğimizde dinleyicinizin endişelerine tamamen katılmasam da önyargı olabileceği endişesiyle sadece a diyemiyorum. Ama sadece b demek de Nereden gelip Nereye gittiğimiz hakikatini görmezlikten gelmek olmaz mı? Bence arada kesin bir çizgi olmamalı;bazen Kuran ve Hadisten de örnekler verebilmelisiniz yazdığınız kitaplarınızın kahve molalarında ve sohbetlerinizde çeşnilik olarak yeri geldiğinde. Allah size sağlık-sıhhat ve bizlere de eserlerinizi okuma fırsatı için hayırlı ömürler versin. Cevap: Kuran ve Hadisi kaynak olarak kullanmanızı öneriyorum. Çünkü:Dinsiz bir ulus olmadığı, her ulusun bir inanç sistemi olduğu, hitabettiğiniz halkın öz inancı olduğu için. Bu değeri benimsemediğimiz zaman, başka ulusların kültürel değerlerinden kopya çekme durumunda kalırız. Bu örnekler ise, halka yabancı kaldığımızı, halktan koptuğumuz kanaatini oluşturur. Örnekler öncelikle yerel olmalıdır. Kendi kültürümüzde ne kadar güzel söz ve yargılar var. (Örnek:Ey diken arayan kimse; Cennete girsen bile orada senden başka diken bulunmaz. Mevlana) Kendi inancımızı hayatımıza katmamakla ne kazanmış olacağız? Yüzyılların imbiğinden süzülerek gelmiş inanç sistemini de halka benimsetmiş, inanç+bilimin uzlaştığını kanıtlamış oluruz. Örneğin:Haram ve Helal kavramları, Sevap-Günah,(Yap-yapma) bu kadar sadeleşerek günlük hayatta yaşayan kavramlardan yararlanılmaması bence kayıptır. Bilim ile dini çatıştırmak gerekmiyor ki? Ortak yönleri alınıp işlense daha sağlıklı olur diye düşünüyorum. Saygılar sunuyorum. Cevap: Ben bir eğitimci olarak tarzınızı çok doğru buluyorum. Özellikle kitaplarınızda okuyanın 3. Kişi olarak kendini hissetmesi ve kendi yaşamı ile ilgili püf noktaları sohbet arasından çekerek alması kişinin kendi zayıflığını kendine hissettirmemesini ve kendine olan değerini kaybetmemesini sağlıyor. Bildiğini yoldan en iyiye gitmeniz dileğiyle Cevap: sayın Doğan Cüceloglu ben sizin tüm kitaplarınızı hatta bazılarını defalarca okudum ama sızın hadis ayet belirtmeden konuşmanızdan yanayım çünkü inanmayan insanlar da sızı okumakta eğer hadis ve ayet belirtirseniz onları ürküterek okumaktan soğutursunuz sızın anlattıklarınız hayat için gerekli olan şeyler ve bunun tüm dinler de olduğunu zannetmekteyim yanı sız gerçekleri anlatmaktasınız olması gerekeni anlatmaktasınız anlayacağı dilde anlatmaktasınız bence sohbet havasında yazmaya devam edin selam ve sevgilerle. Ben işitme engelliyim ve sız okuyarak duymamanın vermiş olduğu dezavantajları avantaja dönüştürmekteyim selamlarımlaCevap: merhaba sevgili hocam, bende sizlerin yaptıklarıyla çok mutlu olan bir kardeşinizim. Bende eğitim danışmanlığı yapıyorum. Sorulara gelince sevgili hocam; neden bir tarafta yer almak mecburiyeti ki. Allah zaten yaratırken mükemmel yarattığı insanın kullanma reçetesini de yaratmış ise ve bunlarında geçerliliği var ise her ikisi de neden kullanılmasın. Din bilim dışı şey istemiyor ve söylemiyor. Cevap: B şıkkı diyorum, çünkü Kuran zaten bizler içindir ve Kuran'da yazanlar da bireysel ve toplumsal davranışlarımızı düzenleyicidir esasında ve bu ilişkiyi bizlerde kurabiliriz. Siz bir bilim adamı olarak bize doğruları aktarın ve bırakın aradaki ilişkiyi bizler kuralım. Yaradanımız da bizlere doğruyu ve yanlışı ayırt edecek gücü vermiş ve gerisini bize bırakmış. Biraz aklımızı kullanmalıyız diye düşünüyorum. Cevap: Cevap B olmalı;Gerçek dindar insanlar zaten bilime inanırlar. Çünkü ilk emir "OKU" 'dur. Ancak bilime inananlar her zaman dindar olmayabilirler. İnsanlar ortak "PAYDA" 'da buluşmalıdır. Çünkü sadece bir Hayat var. Cevap: kesinlikle bilimsel kaynaklardan başka kaynak kullanmamanızı öneriyorum. Çünkü bizim ,halk olarak acilen hemen hemen her konuda bilimsel bilince, bilimsel düşünceye gereksinimiz var. Aksi düşünülürse zaten bir türlü uygarlaşamayan biz büyük bir hızla daha da gerilere gideriz. Bir bilim adamı olarak bunu bize yaşatmaya hiç hakkınız yok. Ben bir öğretmen olarak uygar düşünen beyinlerin yetişmesi için çaba harcarken (her şeye rağmen) siz bir aydın olarak bu sorunuzun yanıtının kesinlikle b seçeneği olarak çalışmalarınızı sürdürmeli; biz okurlarınızı eserlerinizden yoksun bırakmamalısınız. Cevap: b - insanlara insan olmayı hadisle değil içimde yaşadığı olaylarla daha etkili anlatıyorsunuz devamCevap: sayın Doğan Bey B şıkkını tercih ederim. Ne de olsa siz bir din adamı değil bilim adamısınız. Saygılarımla Cevap: Sizin Kuran ve Hadis'i de kaynak olarak göstermenizi tavsiye ediyorum çünkü bu önemli. İnsanlar İslam'in insan psikolojisini dikkate alan ve insani kendi gelişimini, ruhi dinamiklerini ve potansiyelini en verimli şekilde kullanmaya yönlendiren bir din olduğunu görmeliler. Onun çağdışı bir din olmadığını tam tersine insan potansiyelinin en ideal şekilde açılımının yolu olduğunun gösterilmesi lazım diye düşünüyorum.Cevap: C şıkkı ben her ikisinde de örnek vermenizi istiyorum. Aslında bilim ve din zannedildiği kadar birbirlerinde kopuk veya karşıt değil. Özellikle insan yaşamında istisnalar hariç der ikisinin de yeri var. Olgun insan için bilim ne kadar önemli ise din ve inançta o kadar önemli. Psikolojik sorunlarda inançlı insanların bu zorlukları daha kolay atlattıkları ortada. Yaratana inanıyorsak insanı yaradan onun maddi ve manevi ihtiyaçlarını da belirlemiştir. İnsan bunları araştırırken bilime ulaşmaktadır. Saygılar selamlar. Cevap: ben de iyi bir okuyucunuz olarak yalnızca bilimsel verilere dayanarak yazmanızı rica ediyorum. Cevap: bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmanızı öneriyorum; çünkü bilim tek başına oluşmamış ve gelişmemiştir. Her zaman ilham kaynakları olmuştur. Ve ipuçlarını başka kaynaklardan almış. Bunların doğruluğunu veya yanlışlığını ispatlamıştır. Kuran ve hadisede bu gözle bakıp incelemek ve hatta kaynak göstermekte gerekmektedir. Çünkü binlerce yıl insanların hayatına yön veren ve hala vermekte olan bir kaynağın psikolojik temellere dayandığı gerçeğini ortaya koymaz mı? Ve bu açıdan Kuranı ve hadisi dikkate almak, incelemek ve her şeyi bir kenara bırakarak bu psikolojik etkiyi içi boş sebeplerle açıklamadan layıkıyla soruların cevabını ortaya koymak sizce bilimsel bir tavır değil midir? Cevap: b- Bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmamanızı öneriyorum; çünkü diğer kaynaklar kullananlar Türkiye'de birbirlerini yediler.dini kaynak kullandığınızda siz istemeseniz de sizi bir cemaate veya tarikata yakıştıracaklar.şahsen ben bir tarafı savunan yazarların kitaplarından hoşlanmıyorum.en iyisi siz aynı yönteminizden vazgeçmeyin bence.bende kapalı bir insanım ama psikoloji kitaplarını tarafsız okumaya bayılıyorum.bıktım artık bir liderin sürekli övülerek kitap yazılmasından.inanın sizin kitaplarınızı üniversitede tavsiye etmediğim insan kalmamıştı.bence aynen devam seçtiğiniz yolda tabi ki... Cevap: b yanıtını tercih etmeliyiz hem de hiç tereddüt etmeden çünkü bir arpa boyu yol almamamızın nedeni bilim adamlarımızın söylediklerine itaat etmememizdir.Toplantıdaki bayanı kutluyorum çok güzel bir cevap vermiş.Cevap: Bilimi de her şeyi de var eden Allah'tır. Kendimizi Allah'tan nasıl bağımsız düşünebiliriz ki yaratan yarattığını bilmez mi zaten mış gibi yaşamlar kişinin kendini tanımamasından hayatı ciddiye almamasından kaynaklanıyor.bizler kainatın Gerçek Sahibinin ölçülerine göre yani emanete hıyanet etmeden şuurla yaşarsak o zaman mış gibi olmaktan kurtuluruz.çünkü Allah bizleri kendisine olan sevgimizi ölçmek için hangimizin en güzel ahlaklı davranacağını ölçmek için yaratmıştır.bu yüzden esasında bizi bizden daha iyi bilen Allah'a kainatın Gerçek Sahibine dayandık mı neden kurana hadislere inanmamız gerektiğini neden Allah rızasını aramamız gerektiğinin cevabı kalbimize doğacaktır, ki sizin gibi biri bunu çok daha kolaylıkla anlar.Cevap: yanıtım tabi ki b şıkkı olacaktır. Dinlerin gerçekliği, geçmişleri, veya gelecekleri sabun köpüğü gibidir. Daha dün güneşe tapan insanoğlu ,bugün nereden geldiğini ancak hissedenin anlayacağını iddia ettiği ilahi dinlerle kendilerini avutuyorlar. Bu güne kadar bir çok insan bilimsel metotlarla yollarını belirledi. Bu insanlar moda gibi gelip geçici ama bir o kadar da tehlikeli din kavramında boğulsalardı ve açıklamalarını ,çıkarcı bir yaklaşımla sadece o günün insanına göre yapsalardı bu gün dünyanın döndüğünü hala bilemeye bilirdik. Sizin evrensel ve zaman dışı bir insan olduğunuza inanıyor, sonsuz saygılarımı sunuyorum.... Cevap: b- yanıtını tercih ediyorum. Yaklaşık 10 yıldır kitaplarınızı, makalelerinizi okuyorum ve televizyon programlarınızı izledim. Yaptığınız işi dün yaptığınız gibi , bugün ve yarında bilimsellikten ayrılmadan çizginizi ve tarzınızı değiştirmeden yapmanız beni çok mutlu eder. Böylece eski bir dostluğun devamlılığı sürer. Siz, Doğan Cüceloğlu'sunuz ve Türk Toplumu sizi bu çizginizde seviyor ve benimsiyor. Lütfen böyle kalın :-)) Cevap: a. İlahiyat fakültesi mezunu biri olarak bu şıkkı önerirken kastım sizden ayet veya hadisleri tek tek alıp tefsir çalışması yapmanız değil elbette. Ancak yazılarınızda bir bilim adamı olarak örtüştüğünü düşündüğünüz ayet ve hadisleri veya herhangi bir din büyüğünün bir sözünü kullanmanız bir zenginlik ayrı bir renk katacaktır yazılarınıza. İkinci şıkkı tercih edenlerin önerilerini okuduğumda din ile bilimin çakıştığını düşünen ne kadar çok insan var dedim kendi kendime. Bu kadar çok insan böyle düşünürse elbette çatışır. Oysa orta yol onları barıştırmaktan geçer ve diğer din mensupları bunu yapmak için bizden daha gayretliler. Sizin dini referansları kullanmanızın olumlu bir etkisinin olabileceğini düşünüyorum acizane. Eğer kitap satışlarında bir düşüşten veya yaftalanmaktan endişe ediliyorsa o ayrı bir konu. Doğrusu sizin tecrübe ve bilgi birikiminiz yeni düşünce ufukları açabilir üzerinde kelam ettiğiniz alanlarda. Umarım kullanırsınız. Cevap: Bilim ve İslamiyet birbirine zıt şeylermiş gibi bir anlamaya gidecek yorumlara hiç katılmıyorum. Bilakis ikisi bir olduğunda mükemmellik ortaya çıkıyor. Büyük İslam alimlerine baktığımızda onlar hem akli(mantık, fen ilimleri), hem de nakli(din ilimleri) ilimlerde mütehassıs idiler. O yüzden ilimsiz din olmaz, dinsiz de ilim olmaz.bu ikisi bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu tip şeylere düz mantıkla yaklaşmak, mantıksızlığın ta kendisidir. Dar bir zihniyetçiliktir. Bizim dinimizi ortaçağ Hıristiyanlık anlayışıyla karıştırıyorlar galiba. Saygılarımı sunarım. Cevap: psikoloji bilimsel bir disiplin ve siz toplumda yaşanan olayları psikoloji biliminin kavramları temelinde ele alıyorsunuz.insan psikolojisini anlamak için evrensel olanı ele almak gerekir eğer kurana ve hadislere dayalı olarak bu iş yürütülecekse yurtdışındaki psikologlarda İncil'i Tevrat'ı yahut herhangi bir dinin ritüellerini baz alırlar bu durum evrenselliğe aykırı bir psikoloji bilimine aykırı iki benim görüşüm bilimsel kaynakların temel alınmasıdır.çünkü psikoloji insan ve davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir. TeşekkürlerCevap: Merhaba Doğan Bey. Sizin yazılarınızı dolayısıyla düşüncelerinizi takip ediyorum. İngiliz dili ve edebiyatı mezunuyum. Biz bu bölümde felsefe dersini yoğun olarak aldık ki ben psikoloji, felsefe gibi insanı ve hayatı tasvir eden anlamlandıran konulara ilgi duyuyorum. Bayan arkadaşın da dediği gibi kuran ve hadisi kaynak göstermenizden yana değilim. Onu yapan birileri var zaten ama bunları bilmekten çok kullanabilmek önemli bence. Tıpkı kullanım kılavuzu olmayan bir aleti çalıştıramayacağımız gibi. Saygılarımla Cevap: b]bilimsel yönünden ,geniş açıdan bakıldığı zaman daha gerçekçi biçimde anlatılabilir. Kendi Türkçe'mizi kullanırsak daha net anlaşılır. Cevap: a-)öneriyorum çünkü doğru olduğuna inandığınız her şeyi kaynak olarak kullanabilirsiniz. Kuran-ı kerim temel doğrudur insanla çelişmez.sizde temel doruya ulaşmışsanız bunu açıklamanızda sakınca yokCevap: b. Çünkü o diğer yola girdiğiniz anda düşünerek üretmekten kopar, aktarıcı konumuna düşersiniz. Konuyu kısırlaştırır, bilimsellikten uzaklaşmak durumunda kalabilirsiniz. Ben tüm Kitaplarınızı okumuş ve çıkacak kitaplarınızı sabırsızlıkla bekleyen biri olarak söyleyeyim: benim için öyle pek okunmaya değer birisi olmazsınız. Zamanınızı biraz alacağım. Bu konu ile ilgili bir düşüncemi size aktarmak istiyorum. Bu düşünce şu anda aklıma gelmedi. Çok önceleri düşündüm. (Olanaksız ama) Keşke kutsal kitapların verdiği öğütler sizin savaşçı kitabınızda belirttiğiniz konularda ve şekilde olsaydı insanlar ne kadar mutlu, toplum ne kadar huzurlu olurdu... Saygılarımla.... Cevap: Bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmamanızı öneriyorum; çünkü bizi ileri medeniyetler seviyesine çıkaracak olan yalnızca bilimin ışığıdır.Ve bilimi de Kuran ve hadislere bağlamak bilim insanlarımıza karşı haksızlık olur sanırım. Cevap: b - Çünkü, tek doğru Allah'ın söylediği değil, aksi ispatlanamayandır. İnsanın kendi çabasıyla ulaştığı bilginin sunulandan daha değerli olduğunu düşünüyorum. Şimdiye kadar izlediğiniz yoldan sapmamanızı dilerim. Cevap: bence iki şıkkı da bir bütün olarak kabul etmeliyiz. Çünkü zaten dini bilimden ayrı düşünmek başlı başına bir hata... Cevap: bence burada 3. Bir şık daha olmalıydı. Çünkü verdiğiniz şıkların ikisi de çok kesin çizgilerle sınırlandırılmış ama ille de birini seçmem gerekiyorsa b diyebilirim. Çünkü sizi bir bilim adamı olarak görüyorum ve bilim adamının özelliklerinden biri de otoriteyi reddetmektir. Yani dini, siyasi, etik ...vb. Çalışmalarınıza olumlu veya olumsuz yön vermenizi gerektirecek durumlarda tamamen bilimsel deney ve gözlemlere yararlanmalısınız bana göre. Ama dinde sorgulamaksızın kabul görme vardır. Bunun dışında dünyada ne olup biterse bizim din adamlarımız çıkıp evet bu konuda kuran yüzyıllar önce şunları söylemişti, şöyle açıklamalar getirmişti derler. Bana göre siz yine araştırmalarınızı bilimsel kaynaklara dayandırın, din adamları da olanları, olaylar henüz ortaya çıkmadan önce kuran ve hadislere dayandırarak söylesinler. Esenlikler diliyorum.Cevap: B şıkkıCevap: b şıkkı çünkü bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullandığınız zaman bilim adamı kimliğinizin dışına çıkmış olursunuz. Saygılarımla Cevap: b]çünkü yeterince ilahiyatçı olduğunu düşünüyorum ama sizin gibi yazarların yeteri kadar olduğunu düşünmüyorum. Lütfen bu şekilde devam edin. Yeni kitaplarınızı bekliyorum... .Cevap: c- bence araştırdığınız konu her neyse her iki türlü bakış açısından da bakmalısınız. Sonuçta kuran ve hadisin toplumumuz açısından büyük önem taşıdığı bir gerçek,ancak bilime de ihtiyaç vardır.sadece kurana dayalı bir takım şeyler yazmanız, Müslüman olmayan kesimimizde yanlış anlaşılmalara yol açabilir.çok okunan ve sevilen bir yazarsınız.bu bence çok büyük bir sorumluluk ve siz en iyi şekilde bunu yerine getiriyorsunuz.çizginizi bozmayın. İyi akşamlar!Cevap: tabi ki de bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmayın efendim çünkü din apayrı bir şey ve çoğu kişi dini bir takım düşüncelerine alet olarak kullanıyor,herkesin dini kendinedir....zorla,saman altından ,yavaş yavaş zorlamayla asla kabul ettirilemez.bilim bilimdir, dinde dindir....saygılarımlaCevap: b- Bilimsel kaynakların dışında başka kaynaklar kullanmamanızı öneriyorum; çünkü; bilimden ayrılanın sonu felakettir. Cevap: Sizin Kuran ve Hadisi kaynak olarak kullanmanızı öneriyorum; çünkü insanın bir yaratıcısı vardır ve onu yaratan onun neye ihtiyacı olduğunu en iyi şekilde bilir. Aynı bir aracın üreticisinin araçta meydana gelen arızaları tespitte kullandığı bir kullanım kılavuzu gibi. İnsanlar bilinçli veya bilinçsiz hayatın anlamını sorgularlar. Yaşadığımız sürece geçerli olan şeylerden herhangi birini hayatın anlamı olarak seçersek öldükten sonra bizi onlar bırakacaktır. Örneğin çok sevdiğin bir insan için yaşamak gibi, onun başına bir şey gelirse hayatın anlamı da biter. İşte bize hayatın anlamını gösteren ve de benim hayatımda da çok önemli bir rol oynayan ayet: "Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.Zariyat.56".Bu ayet bize hayatın anlamını gösteriyor. Çünkü Allah kendine ibadet olarak seçtiği şeyler zaten bizim toplum hayatımızı da düzenliyor.Örneğin zekat ve sadaka diğer insanların ihtiyaçlarını gidererek hem onların hem bizim mutlu olmamızı bu arada da Allah'a karşı görevimizi yerine getirmemizi sağlıyor. İşte bu örnekle toplumun birbirini daha çok sevmesini sağlayacak şeylerde dinin yeri çok önemlidir. Hem din denilen şey sadece camilerde yaşanan oradan çıkınca biten şey değildir. O hayata yön veren,hayatın içinde olan bir şeydir. Ve böyle bir araştırma yaptığınız için ben teşekkür ederim. İyi günler. Cevap: Sayın hocam ben sizi Kastamonu'da dinledim. Düşüncem (a) çünkü yazıdaki hanıma içtenlikle katılıyorum.Ben dinime Allah'ım kabul ettiği kadar bağlıyım. Ama içeriyi pek bilemiyorum. Ama Allah'ın bizleri boşuna dünyaya getirmediğini düşünüyorum. Ama hocalardan ve hacılardan duyduklarıma inanmıyorum ve itibar etmiyorum. Bana Allah'ımın siz bir lutfuymuşsunuz gibi geliyor bilmem anlatabiliyor muyum? BANA GÖRE BU İŞTE ZATEN ALLAH YOLUNUZU AÇMIŞ. İNŞALLAH DAHA ÇOK İNSANA ULAŞIR DAHA ÇOK İN

Doğan Cüceloğlu Resmi Web Sitesi © 2005-2016
YASAL UYARI: Bu site 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Sitemizde yayınlanan her türlü içerik, ilgili sayfamıza link vermek koşulu ile yayınlanabilir. Aksi durumlarda yasal hakkımız saklıdır.